nə çoxmuş ürəklə elin arası youtu.be/x8En2EmZAF8?si=...
Esselâtü hayrun mine'n-nevm"
ı "Namaz uykudan hayırlıdır"
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Essalâtü hayrun mine'n-nevm", - Namaz uykudan daha hayırlıdır
"Ah samimiyet... Kimi zaman bir mekâna, kimi zaman bir söze, kimi zaman bir bakışa; ama en çok da içimize yakışıyorsun. İ ç i m i z d e y d i n ."
Kısa çöp uzundan hakkın alacak!
Nesini söyleyim canım efendim? Gayri düzen tutmaz telimiz bizim Arzuhâl eylesem yâr yâr deftere sığmaz Omuzdan kesilmiş kolumuz bizim Benim bu gidişe aklım ermiyor Fukara hâlini kimse sormuyor Padişah sikkesi yâr yâr selam vermiyor Kefensiz kalacak ölümüz bizim Serdari hâlımız böyle n'olacak? Kısa çöp uzundan hakkın alacak Mamurlar yıkılıp yâr yâr viran olacak Akıbet alınır öcümüz bizim
Kerbela
öz : öz, kendi; vücut, varlık, hayat öz konuk : can öz yaş : ömür, hayat özniŋ : kendinin öznüŋ : kendinin özüg : ömrü özke : kendine özde : kendinde özte : kendinde özin : bizzat, kendiliğinden özüm : kendim özümniŋ : kendimin özümke : kendime özümde : kendimde özümte : kendimde özümtin : kendimden özüŋ : kendin özüŋin : kendisini özi : kendisi özin : kendisini öziŋe : kendisine özinke : kendisine özindin : kendisinden özümüz : kendiliğinden, bizzat özümüzke : kendimize özümüzdin : kendimizden özüŋüz : kendiniz özüŋüzler : kendiniz özleri : kendileri özleriniŋ : kendilerinin

Mehmet Emin Alperen Kılıç

@toprakvegokyuzu
·
Lakırdı
Öze dönmek denmeyedursun bir kara delik peyda olur ki ansızın, tenasül uzvunu dut yaprağıyla örtmüş bir Adem'den, rönesans tablolarındaki elma göğüslü Havva'ya, mal otlatan çobandan, sunağa yatırılan kurbana, sayısız imgeyi yutar. Hakikaten sayısız imge. Belki aralarında ufku işaret eden sarkık bıyıklı, börklü bir Tanrıkut Mete bile vardır. Ya da ayaklandırdığı köylülerle katolik klerjisini kılıçtan geçiren bir Florian Geyer... Eh haliyle sorar düşünen (sormalıdır düşünen), bu öz nedir, neyin nesidir, kişi bu öz denilen neyse ondan niçin nasıl uzaklaşmıştır ki bir de ona geri dönmekten bahis açsın. Açtığında da kolektif bilincin imgelerini ve dahi kendi imgelerini yutan bir kara delik peyda olsun. Bin kere değişmiş köyünü sanki hiç değişmemiş gibi hep aynı biçimde bulmayı hayal eden muhafazakar... Mücadele edebileceği zalim bulamadığında ne yapacağını şaşıracak devrimci... Kuşandıklarından, örtündüklerinden ötürü tenini unutan, sonra hatırlar gibi olup tüm libaslarını soymaya yeltenen kürklü kişi... Cavlak cavlak gezindiği yetmiyormuş gibi çıplak teninin de altındaki bir şeylerden dem vurmaya çalışan deli... Var mı âlemde özden, öze giden yollardan bahis açmayan kişi? Tanık olan demez mi bu ne tuhaf iştir bu nice biliştir? Der tabi.