Yaşamak şakaya gelmez,
Büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
Bir sincap gibi meselâ,
Yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
Yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
Hem de o derecede, öylesine ki,
Meselâ, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
Yahut kocaman gözlüklerin,
Beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
Insanlar için ölebileceksin,
Hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
Hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
Hem de en güzel en gerçek şeyin
Yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
Yetmişinde bile, meselâ, zeytin dikeceksin,
Hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
Ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
Yaşamak yani ağır bastığından.
Vefa ne güzel şeymiş Muhammed Emin Yıldırım'ın dediği gibi vefa sevdiğinin sevdiğini sevmektir.Ozan Manasın bir türküsünde kız soruyor ya ben ölsem benden sonra başkasını sever misin ? Oğlan da diyor severim ,senin oturduğun yeri severim, sevdiğin çiçeği...youtu.be/IoxbEmHW63I?si=... Şükrü Erbaş'ın eşi Hatice Hanım.Bir diğer deyişle Ömür Hanım :) Ne kadar güzel bir laf eşin aslında ömrün. Eşini belli ki çok sevmiş, evine ruhu veren kadın ömrüne güzellik katan biri olmuş.Günümüzde ne acı ki duyduğum kadın buzlukları evini yeniliyor, takdiri ilahi vefat ediyor ve erkeğin 2. eşi olan Hanım diğer hanımın emeklerinin üstüne geliyor kimseyi ne suçluyorum ne yargiliyorum ama keşke biraz gerçekten sevmenin ,vefanın hakkını vererek bir aile kavramının içini doldursak. Şiirler yazarın yas sürecinin dışa vurumu, akıcı, vefalı ve sade beğendim devam kitaplarını da okuyacağım:)