s.

s.
@n3penthe
eşref-i mahlûkat nedir bildim.
ye, iç ve eğlen, çünkü yarın öleceksin...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kendisini pek beğenen,durmadan övünen biriyle karşılaştığım zaman,onda aslında korkunç bir aşağılık duygusu olduğunu düşünürüm
İnsanlar para konusunda pek iğrenç oluyorlar,değil mi?
Haklı mıdır, haksız mıdır, Bilemem tüm bu kanunlar; Ama zindanda bizler biliriz, Kaya gibidir bu duvarlar; Bir gün burada bir sene kadar uzundur, Öyle bir sene ki, günleri uzadıkça uzar. İlk insan katlettiği gün kardeşini Keder dolu dünya dönmeye başladı, Ve bilirim ki, o günden beri İnsanın insana koyduğu tüm kanunlar, Tıpkı bir meşum rüzgâr gibi, Taneyi savurup, samanı tutar.
Bir savaş sadece topla tüfekle olmaz.Çok sık büyük deprem üreten bir ülkede çarpık kentleşmeye dur denilmiyorsa hatta ısrarla kumdan binalar yapılmaya devam ediliyorsa,her yaz büyük yangınlar çıkmasına rağmen yangın söndürme konusunda gelişme sağlanmıyorsa,cezalandırmalar yetersiz olduğu için cinayetler gün geçtikçe artıyorsa ve yazma becerimin yetmeyeceği yüzlerce şey... Ben bunlara kader demem,hatta artık ihmalde diyemem,üstü kapalı işgal derim. Ne hikmetse aynı anda ülkenin dört bir tarafında yangınlar başladı.Bu arada geçenlerde Samandağda acil kamulaştırma sebebiyle vatandaşların tapulu arazilerine zorla el konulmuştu,hiç öyle aklıma geldi:) Hatay da ne tesadüf ki fırtına uyarısı verilen günde alevlere teslim oldu aynı anda üç ayrı bölgede yangın çıktı.Fakat 80 yaşındaki aklını kaçırmış Amerikalı bile gündemde daha önemli bir yer tuttuğu için yangın başta ses getirmedi ve müdahalenin yetersiz kalmasıyla kısa sürede büyüdü.Keza karşımızda bir anda birbirine çok yakın yerlerden alevler çıkmaya başlamıştı ve itfaiyeyi aradığımızda ciddiye almayıp telefonu kapatmışlardı.Halk yine sesimizi duyan var mı diyerek çırpındı,yine duyan olmadı ve insanlar yine evsiz kaldı,büyük trajedi...Yangın nerdeyse şehre yetişecek kadar büyüdüğünde kontrol altına alındı,neyseki 35 saat sonra uçak göndermek akıllarına gelmiş.Şimdi de çok üzgünüz toparlanacağız tarzında açıklamalar duyuyorum fakat benim bildiğim kül olan şeyler geri gelmiyor.Ülkemizde bu birkaç gün içinde göz göre göre yanan ormanlarımızın,hayvanlarımızın, kül olan emeklerin haddi hesabı yok.Üzgün olmak fayda getirse keşke..Her seferinde aynı konuları konuşuyoruz fakat ders alınmıyor(?) insan artık işlerine mi gelmiyor diye düşünmeden edemiyor.Umarım sorun bendedir çünkü yaşananların ne tarafından bakarsam bakayım art