Yatağında ne çamaşır ipleri seni boğazlayacak, ne başkasının pardösüsü senin omuzlarını ısıtacaktır. Oradan, senin insan olarak, pişman olarak çıktığını görmek için dul ananla beraber, -ah onun da bu işte biraz kabahati vardır: sana fazla yüz vermiştir, biraz daha küçükken seni anca dövmesini bilmemiştir- hepimiz seni bekliyoruz, çocuğum... Yalnız ve yalnız yaptıklarına pişman ol; kâfi. Yüzünün rengi bir haftada yerine gelir. Uykuların düzelir, rüyanı hiçbir korkunç hayat kirletmez. Ah, o çamaşır ipleri... O don gömlek hayaletleri...