“ Fazla güven kibri, kibir küçümsemeyi, kü-
çümsemeler de savunma açığını getirir. Korku bizi hayatta tutan hayati
bir duygu, korkmaktan korkma. Korku duymak hayatta tutar bizi ama
korkaklık zihnini kilitler insanın.”
“Insan doğmak değil ama kalabilmek büyük bir meziyet esasen. Insan
gibi yetişmek ve kalabilmek o çizgide...Kendi özgürlüğünün sınırlarını değdirmemek kimseye... Özgürlük dediğin kısıtlamadan başkasını, uçabilmek
doludizgin göklerde. Yaşamak ve alçalmak yalnızca kendinle... Özgür bırakmak herkesi, kendin olmak istediğin kadar ve yetse bile gücün ezme arzusu
gütmemek içinde...Hepsi bir meziyet. Damarlarımızda gezinen kibir, bize
kalan miras atalarımızdan. İnsan seçer yolunu ama şeytandır zalim olan.
Bir gülümseme kimine hayat verir kimininse gücüne gider. Hayat yüzünü
dönmedi diye ona, tüm gülümseyişlere düşman kesilir.Bir insanı öldüren silahlar değil, o silahı tutan eldir. O eli tutan bir bakış açısı, onu ölçeklendiren
duygular ve davranışa yansıyışları... Baksa benimle aynt pencereden, görse
onun gözlerini, cennet kalbine yerleşir. Bazı insanlar böyle yaşar, diye ömür
idame mi edilir? Edilir. Senin için... Her şey sana dair…”
“Hayat beklentilerle ilerler, gerçeklerle sendeler, geçmişle destekler
kendini. Geçmişten kaçmak mümkün değil fakat geleceği inşa etme şansımız var hala. İzin istemek ve bir gün şansın bize güleceği günü beklemek boşuna. Bazen kendi nefesinle yön vermen gerek yelkenlerine ve açılmak gerek derin denizlere. Batma ve kendini bulma ihtimalin her zaman yarı yarıya. Yaşamaksa yalnızca bir defa. Koşabiliyorken koşmak,
konuşabiliyorken konuşmak, ağlayabildiğin anlarda ağlamak ve gülebilmek her daim her fırsatra... Bizler insanız. Düşmemek imkansız. Taban alanın, yalnızca iki adım ve senden beklenen bir dik duruş; hiç dönmese bile güneş yüzünü sana. Peki neden? Durmalar ve yaslanmalar, koşmalar
ve uçmalar kadar hakkım. Hadi. Durma. Dene. Vazgeçirmeye çalış beni
yaşamaktan, Istediğimi almadan senin istediğini almana izin vermeyeceğim. Dökülen gözyaşlarım ve suyun kaldırma kuvveti. Bulutlarda değiliz ama çok yakınım o hisse. Alacağım var bu hayattan. Hak etmiyor muyum yaşamayı? Toprak dolu tırnaklarımın altı. Benden beni almak iste-
yenlerin kazılı mezarı. Dik bir mezar taşı. Et hadi son duanı. Kim ağlar da iyi anar kötü insanı. Yaratılanı sorguya çeker Tanrı. O zaman açığa çıkar bu dünyada kral mıydın yoksa yalnızca bir soytarı mı?”
“Yürüdüğümüz yollar bize ait olmaz bazen. Ama attığımız her adım
bizim. O adımda akıtılan her damla kan, ter ve gözyaşı bizim. Yola kim
olarak çıktığın değil, o yolda kim olduğun ve yolu kim olarak bitirdiğin
önemlidir bazen sadece. Insanlar değildir yollara şekil verenler, yollar bize
şekil verirler. Seçim yapmamış olmak iyi yapmaz kimseyi, asıl kimliğin
seçimler yaptığında belli eder kendini. Insan olarak başladığın yolu insan
olarak bitirebilmek önemli. Canavarla savaşan, bu yüzden canavar olma-
maya dikkat etmeli...”