Sen ki, kötülüğü ancak kulaktan dolma bilirsin... Sen elbette ideal olarak güzelsin. Her şey şafak sökümüne getirir seni ve belki de bu nedenle artık göremeyeceğim...
Ne denli istemiş olursam olayım belki de hayale kapıldım, belki de onun bana önerdiği şeyin düzeyine çıkamadım. Peki, ama bana ne öneriyordu? hiç önemi yok. Yalnız benim kastettiğim anlamda sevgi; -ama sevgi dedimse o gizemli, olasılıksız, biricik, kafa karıştırıcı ve kuşku kaldırmayan sevgi- yani ancak her imtihan dayanıklı olduğu haliyle sevgi burada mucizenin olmasını sağlayabilirdi.
Bende onu etkileyen şeyin ne olduğunu söylemek için beni birkaç dakika daha tutuyor: Düşüncemde, dilimde, tüm varoluş tarzımdaki bu şey -hayatım boyunca en fazla duyarlı olduğum iltifatlardan biri- sadeliğim imiş.
Bu mümkün mü? Bir insanla bu kadar uzun zaman yaşamış, onu gözlemlemek için tüm fırsatlara sahip olmuş, en küçük fiziksel ve diğer özelliklerini keşfetmeye özellikle çalışmış olup da sonunda onu bu kadar az, bunu bile fark etmeyecek kadar az tanımış olmak?.. Sanır mısınız... inanır mısınız aşkın böyle şeyler yapabileceğine?
Demek istediğinden çok fazlasını diyor, bana daha hayattayken hayalet rolü oynatıyor, kim isem o olmak için artık olmayı bıraktığım şeye açıkça göndermede bulunuyor.