Evet, yalnızlık çeken biri değil, yalnız bir kadın o; yalnız bir kadın. Babası ve tıpkı babasına benzeyen dört erkek kardeşi varmış, sonra da tıpkı o dört kardeşine benzeyen bir adamla evlenmiş ve belki de ömür boyu kendine ait bir odası bile olmamış, bu yüzden de ömür boyu hep yapayalnız yaşamış ama hiç pasta yememiş bir çocuk nasıl pasta nedir bilmezse, o da yalnız yaşadığını bile bilmiyor.
İnsan, kendi zamanı ile kuşağından adsız milyonlarca başkalarıyla birlikte uygun adım bir yürüyüşün içine doğar, eğer bir kez adımınızı şaşırır, bir kez yanlış adım atarsanız, ayaklar altında ezilir ölürsünüz.
Aşk ile acı çekmenin aynı anlama geldiğini, aşkın değerinin uğruna ödenecek toplam bedele eşit olduğunu ve aşkı ucuza elde eden birinin aslında kendini aldattığını öğrendim.
10 yaşında babası ölen bir kızın onu geri getirebilmesine olan umudunu anlatıyor. Bu ikinci Sinem Sal kitabım ilkinin kurgusunu ve akışını çok daha fazla beğendim.
MihrapSinem Sal · Karakarga Yayınevi · 2024690 okunma