Genç kızlığımda sağlam bir kendilik duygusuyla yük lüydüm, hırslıydım, insanın bizi itip çeken birinden kurtulmasına yarayan şiddetli bir kuvvetle ailemden kopmuştum. Kocamı ve kızlarımı buna hakkım olduğuna emin olduğum, doğru yaptı ğıma inandığım bir anda terk etmiştim ...
Ah, onları görünmez kıldım, kendi tenimden daha baskın, daha güçlü bir şekilde hissettiğim onların teninin arzulanaını işitmedim. Portakalı soydum ve gittim. O günden sonra, üç yıl boyunca, kızlarımı bir daha ne gördüm, ne duydum.
Bir süredir toplumsal alanlarla özel alanları ayıramaz olmuştum, insanların beni duyması ve yargılaması umurumda değildi ve öfkemi bir tiyatrodaymış gibi ortaya dökmek konusunda güçlü bir arzu duyuyordum.