Düşüncede diriliş olmaksızın inançta diriliş gelişemez. İnanışta diriliş olmaksızın de duyuşta, duyarlıkta, yani sanat ve edebiyatta diriliş başlayamaz.
Düşünce köklerimiz ve düşünce kaynaklarımız kireç bağlamış gibi, içine girdiğimiz hiçbir değişme oluşunu kritik etmiyoruz. Her değişme kendini kritikten korumak için her yola başvuruyor. Sonunda, düşünmeye ve kritik etmeye karşı kanunlar konuyor. Düşünme yasakları, peşin redler, alışılmışın dışına çıkan aforoz etmeler, totemler ve tabular sistemi kuruyoruz.