OKB’li kişiler eğer takıntılarına yanıt olarak
hiçbir şey yapmazlarsa sıkıntılarının daha da artacağına inanırlar. Bu yüzden zorlantı ya da nötrleştirme davranışı en azından daha yoğun sıkıntı halini engellemiş oldu
diye algılanır.
Kişiler takıntıları olduğunda bunlardan bir şekilde kurtulmaya çalışır ve/veya bazı
davranışlar gerçekleştirerek bu hoş olmayan hislerin yoğunluğunu
azaltmaya çalışır. Bu tip davranışlar her seferinde aynı şekilde tekrarlandığında
buna zorlantı denir. Zorlantılar, kişilerin yapmaya mecbur hissettiği yani yapmaktan başka bir şansları olmadığını düşündükleri davranışlardır.
Amaç takıntının "etkisini yok etmek” ya da takıntıyı bir şekilde
telafi etmek ise, buna “nötrleştirme eylemi” denir.
OKB’li kişilerde en sıklıkla karşılaşılan endişelerden biri takıntılı düşüncelerinin
gerçeğe dönüşmesidir. Düşüncelerinin eyleme geçip aniden
eyleme dönüşeceğinden endişe ederler. Eğer eyleme geçmiş obalardı,
hapishaneler düşüncelerine teslim olmuş OKB'den mustarip kişilerle
dolup taşardı. Şu bir gerçek ki, çok az sayıda OKB’li kişi yasalara
aykın davranmış ya da takıntılarını eyleme dönüştürmüştür.