Bir gün bile olmadı kitabı elime alalı. Fakat 200 sayfanın nasıl bittiğini anlamadım. Kitabın anlaşılır ve yalın bir dili var lakin misafiri olduğunuz hayat hikayesi çok derin...
Yaşamın içindeyken nasıl akıp gittiğini farketmiyoruz. Yaş aldıkça geriye dönüp baktığımızda bizden alıp verdiklerini görüyoruz. Fugui'den çok şey almış hayat. Ancak yaşamının sonlarında geriye bakıp umutla anlatacağı hikayesi olmuş. Okurken çok kızıyorsunuz Fugui'ye. Kitabın birçok yerinde "senin hatan" demekten çekinmedim. Ama onun yaş aldıkça durgunlaşan ruh haline şahit olmak ve hatalarının onu getirdiği noktayı görmek belki de kitabın en büyüleyici yanıydı.
Bu kitap çok hata ama çokça da zorluklar içeren bir yaşam öyküsü...
Şimdiyse şunu düşünüyorum: yaşamımızın son demlerinde geriye dönüp baktığımızda pişmanlıklar değil umutlar, güzel yaşanmışlıklar görme umuduyla...