Kur’an-ı Kerim’in emirleri, ahlaki görevlerle sınırlı değildir. ..Bir başka deyişle Kur’an-ı Kerim Müslümanların; dini, sosyal, medeni ticari, askeri, hukuki ve cezai baş kitabı, anayasası hükmündedir. Kur’an, dini görevlerden gündelik vazifelere, ruhun kurtuluş ve esenliğinden bedenin sağlığına, toplum hukukundan birey hukukuna, içtimai faydadan ferdi faydaya, ahlak sahasından ceza sahasına, dünya hayatından ahiret hayatına, dünya cezasından uhrevi cezaya kadar her şeyin düzenleyicisi ve şifresidir.
Dolayısıyla Kur’an Tevrat’dan ayrılmaktadır. Kur’an İnciller gibi, dindarların sadece dini düşüncelerini, ibadet ve fillerini konu alan bir kitab da değildir.
Kur’an, siyasi bir sistemdir. Zira devletin bütün kanunları ona dayalıdır. Can ve mala ilişkin her türlü mesele, onun hükümleri ışığında çözüme bağlanmaktadır.
Hz. Hatice’nin vefatının ardından Hz. Muhammed’in farklı zamanlarda birden fazla hanımla evlendiği söylenmekte ve karşı görüşlü yazarlar bu mesele sebebiyle ona saldırmaktadırlar. Söz konusu yazarlar Hz. Muhammed’in bu hareketini şehvet düşkünlüğünün bir yansıması olarak kabul ediyorlar. O zamanda bunun çok yaygın bir gelenek olduğu hiçbir surette gayri ahlaki görülmediği öncelikle bilinmelidir.
Diğer taraftan Hz. Muhammed, Hz. Hatice ile evlendiğinde O’nun 25 hanımınınki ise 40’tı. Hz. Hatice 65 yaşında vefat ettiğine göre gençliğini yaşlı bir hanımla geçirmiş buna rağmen çok eşliliğe başvurmamıştır. .. Şehvetine gerçekten düşkün bir adam, çok eşliliğin yaygın ve meşru olduğu bir çevrede kendisinden 15 yaş büyük bir hanımla yetinir miydi?
Hiç düşündün mü senin bana, benim sana nasıl da görünmez olduğumuzu? Hiç düşündün mü ne kadar cahiliyiz birbirimizin? Birbirimizi görmeden görüyoruz birbirimizi. Birbirimizi duyuyor ve sadece kendi içimizdeki sese kulak veriyoruz.