*Kimileri diyor ki affedip unutacak mıyız ? Nasıl unuturuz bağrımızda durmaksızın kanayan ve kendini hatırlatan bir yarayı.
* Unuttuğumuz şeyi affedemeyiz ancak hatırlamakla ızdırabın hatırasını canlı tutabiliriz
*Geçmişi unutamayız ama onun bize ele geçirme gücünü unutabiliriz .
*Yine de affetmenin bir zamanı vardır içimizde çökelme den bir acı zorlamayla affedemeyiz. Kalbin bu inkılaba hazır olması lazım.
Affetmek kolay mı ? Hayır çok zor affedilenin affı hak etmesi onu kazanması gerek. Şartsız affediş Allah'a mahsus . Affa layık olabilmek için "samimi bir özür ve tövbekarlık" gerek gerçek bir özür kurbanın insani haysiyetini ve ahlaki değerini yerine koyar.
DÜŞÜNMEK ; Işığa koşan bir kelebeğin o telaşla halinden geceyi bir dalgayı yararcasına aşan yarasadaki o radarlı yürüyüşten, baharda gülün birdenbire açılışından ,sonbaharda bütün bir tabiatın ölüşünden, evrensel bir kefen gibi varlığı bürüyen kıştan, peygamberleri dinlemediği için zamanın kılıcı ile toza ve küle çevrilen medeniyetlerden, ölümden ve ölüm ötesinden ,mezardan, doğumdan ve çocuktan, yeraltından, ayın üstündeki altın tozlara kadar düşünmek insana yaratıcı tarafından bağışlanan en soylu bir özellik değil midir?