DÜŞÜNMEK ; Işığa koşan bir kelebeğin o telaşla halinden geceyi bir dalgayı yararcasına aşan yarasadaki o radarlı yürüyüşten, baharda gülün birdenbire açılışından ,sonbaharda bütün bir tabiatın ölüşünden, evrensel bir kefen gibi varlığı bürüyen kıştan, peygamberleri dinlemediği için zamanın kılıcı ile toza ve küle çevrilen medeniyetlerden, ölümden ve ölüm ötesinden ,mezardan, doğumdan ve çocuktan, yeraltından, ayın üstündeki altın tozlara kadar düşünmek insana yaratıcı tarafından bağışlanan en soylu bir özellik değil midir?