Bir insan kendi ruhuna derin bir nefes alma ve kendine çekilme imkanı tanırsa, (ah bu insana nasıl da işkence gibi gelir!) gerçeği kabullenecek ve şunları diyecek: " Şu ana dek ne yaptıysam, hiçbirinin gerçek olmamasını dilerdim, söylediklerimi yeniden düşününce, konuşmamış olanlara imreniyorum, ettiğim her duanın düşmanlarımın bedduasına dönüştüğünü düşünüyorum; ey iyi tanrılar, korktuğum ne varsa, hepsi arzuladığımdan çok daha önemsizdi!"
Ancak bir rehberi değil, aksine farklı yönlere çağıran insanların gürültüsünü ve çığlığını izleyerek, amaçsızca dolaştığımız sürece, gece gündüz iyi bir zihin için uğraşıp didinsek bile, kısa yaşamımız hatalar içinde tükenip gidecektir.