Bayıldım. O kadar sürükleyiciydi ki ilk gün 50+, 2. 350+ sayfa olmakla bitirdim. Aşşırı iyiydi yaa. Uzun zamandır böyle bir kitap okumak istiyordum, günümüzde geçmeyen, tarihi hem de fantastik ve soft romantizm. Slow burn, soft ve arada gıcıklık yapıp atıştıkları güzel dinamikleri vardı. Ayrıca yazarlıkla da alakalı olmaları (gazeteci/muhabir) ki kitap bunun üzerine, sevmem için bi diğer nedendi(hem de okumadan önce seveceğimi düşündüren neden).
Savaşın içindeki olaylara bu derece dahil olmalarını beklemiyordum. İrisin savaşta yaşadığı travmanın her defasında onu tetiklemesi falan, çok gerçekçiydi
İlahi bakış açısıyla yazılmasını çoğu zaman sevmiyorum kitaba çok bağlanamam açısından, karaktere yakın hiss edememe açısından ama bu kitapta çok iyiydi, sanki bir Romanın bir İrisin dilinden okuyormuşuz gibi ama değil.