Aslında ölümcül ya da zararsız olan hançer değil, ona bu sıfatı veren onu tutan ellerdi. Nos, hançeri bana uzatıp usulca avucuma bırakınca bu parlak bıçak ne aksesuar ne de silah gibi gözüktü gözüme. Benim soğuktan sızlayan ellerimde keskin bir gümüşten ibaretti sadece.
Yeniden yazmaya mümkün olduğunca vakit ayırın. Etrafımdaki insanların önerilerine kulak verip onları akılda tutup dikkate alarak yeniden yazmaya devam ederim. Öneriler önemlidir. Uzun bir roman yazıp bitiren yazarların çoğunun başına kan toplanır, beyin ısınır ve zihin berraklığını kaybeder. Neden derseniz, insan aklı başında olarak uzun roman yazamaz. Bu yüzden bilincini kaybetmekte sorun yoktur ama yine de "Ben bir parça bilincimi kaybediyorum" diye durumun farkında olmak da gerekir. Böylece bilincini biraz kaybeden kişi için, zihni berrak olan kişinin yorumları önemlidir.
"Sen Trinty'de onca yıl boyunca; o harika eski evinde, harika annenle beraber otururken ben sürekli kaçıyordum. Dünyayı gezdim. Yedi dil biliyorum. Hiçbir yere ait değilim ve hiç kimsem de yok. Her seferinde gecenin bir yarısı, bulunduğum yerden çekip giderdim. Kimse bana hoşca kal demezdi. Bu arada sen de ömrün boyunca hep aynı arkadaşlarınla birlikteydin. "
"Ben buyum. Bir Sirius. Damarlarımda babamın kanı akıyor. Devirmek istediğin o imparatorun kızıyım. Bu ülkenin tek varisi ve prensesiyim". Ellerimi iki yana açıp isyan edercesine konuşmaya devam ettim. "Babama duyduğunuz öfke yüzünden imparatorluğun yada üniformanın bir suçu olmadığını göremiyorsunuz."
Birkaç adım atıp yeniden Oscar'ın karşısında dikildim. "Tıpkı benim de bir suçum olmadığını ve en az sizin kadar mağdur olduğumu göremediğiniz gibi!"