"...Aynada kurşuni bir şey beliriyor. Yaklaşıyorum ve bakıyorum, çekilip gidemem artık önünden.
Bu görünen kurşuni şey yüzümün yankısı benim.Bu yitik günlerde sık sık bakarım bu yüze. Hiç bir şey demiyor yüzüm bana. Başkalarının yüzlerinin anlamı var. Benimkinin yok. Güzel ya da çirkin olduğuma bile karar veremem. Çirkin olduğunu sanıyorum, çirkin olduğunu söylediler çünkü. Bir toprak parçasına ya da bir kayaya güzel çirkin denilebilir denilebilirmiş gibi, yüzümde nitelik bulmaları, çirkin bile demeleri şaşırtıyor aslında beni."