Takıntılı biri değilim; herkesi tek tek takip eden ya da sürekli kimin ne yaptığını inceleyen bir insan da değilim. Ama karakter benim için önemlidir. İnsanlara nasıl davrandığınıza, kimlerle nasıl konuştuğunuza, kullandığınız üsluba dikkat ederim. İnsanlarla alay eden, onları küçümseyen ya da sırf uğraşmak için rahatsız eden kişileri de doğal olarak takip etmem. Çünkü bir insanın karakteri, en çok başkalarına gösterdiği tavırda ortaya çıkar... SARYA
Alıntı
Ve birden karşıma çıktı ışık arayan adam Işığım ol dedi yavaşça Nasıl olayım diye geçirdim içimden Ben karanlıklar ülkesinde yaşıyorum Orada nefes alıp orada kanatlanıyorum Uçsuz bucaksız yerlere uçuyorum Ve böylece uzaklaştı ışık arayan adam Elveda diyerek
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bahar dallarına ayaz vurunca Boynun bükülüp yas olunca Sen bir güldün, ben bir gonca Nasıl büyürüm sensiz olunca?
Müzik
Sessizliğin Sesi
Bir gün bir adam köyde dinlenmek için bir saman yığınının üzerine uzanır. Uykuya daldığında, ceketinin cebindeki pahalı saatin yere düştüğünden haberi olmaz. Uyandığında saatinin kaybolduğunu anlar ve uzun süre arar. Fakat devasa saman yığınının içinde küçücük bir saati bulmanın ne kadar zor olduğunu fark edip köyün çocuklarını yardıma çağırır. Saati bulana ödül vereceğini söyler. Haberi duyan yirmiye yakın çocuk büyük bir hevesle saman yığınına hücum eder. Bağrış çağrış, telaş içinde samanlığı altüst eder, her yeri dağıtırlar. Ancak tüm çabalara rağmen saat bulunamaz. Sonunda çocuklar saatin burada olmadığına karar verip dağılırlar. Ümidini kaybeden adam da gitmek üzereyken, tüm bu olanları sessizce izleyen bir çocuk yanına yaklaşır: — Bana beş dakika vakit verirseniz saatinizi bulurum, der. Adam tereddüt etse de kabul eder. Çocuk dağılmış samanların ortasına geçer, yere oturur ve gözlerini kapatır. Etrafı derin bir sessizlik kaplar. Birkaç dakika sonra çocuk ayağa kalkar, birkaç adım atar ve samanların arasından saati çıkarıp sahibine uzatır. Şaşkınlıktan dona kalan adam sorar: — Bunu nasıl başardın? Çocuk gülümseyerek cevap verir: — Ben hiçbir şey yapmadım. Sadece herkes konuşmayı bıraktığında, saatin kendi tıkırtısını duydum...
Duygu ve Düşünce
9 da pazar kahvaltısı mı olur bu nasıl pazar
Hadi size lise zamanındayken birbirimizle iceşmek niyetine sorduğumuz soruyu sorayım. Mutlaka herkesin lise travması olmuştur bu soruyu. Soru net anlaşılsın diye az evvel Gemini'ye fotoğrafı yaptırdım. Soru şöyle: 1) Bir tane tuzlu su, bir tane tatlı su, bir tane de normal su veren üç musluk var. Birde bu muslukların karşısında içi boş üç tane musluk var. 2) Bu musluklardan bu kuyulara boru döşeyeceksiniz ve borular çakışmayacak. Misal tuzlu su çeşmesinden üç kuyuya borularla su dağıtacaksınız. Diğer musluklarla da aynı şeyi yapacaksınız. Asıl soruya gelelim: Bu istenileni borular çakışmadan nasıl yaparsınız?
Yorumlarda Buluşalım!