Yaşlı birinin çok sevildiğini, insanları hoş tutup onlara yararlı olabildiğini hissedip (büyük bir cesaretle ve hayatı küçümseyerek, uzun ya da kısalığına da aldırmayarak), kendini o yaşta tutup korumayı bilmesi başlı başına bilgeliktir. Ve bunun çok keyifli de bir ödülü olur; karısının sevip saygı duyduğu birinin kendini bu yüzden daha çok sevip sayması kadar hoş bir şey olabilir mi gerçekten? Paulinam sadece kendi kaygılarını yüklemedi bana, buna benimkileri de kattı. Nasıl öleceğimi değil sadece, bunun ona nasıl acı vereceğini de düşünmek zorunda kaldım. Yaşamak zorunda kaldım, ki bu hayattan değerlidir bazen.”
Bu kelimeleri davranışı kadar mükemmel işte.
Köyde herkes bilir Bedriyeyi sevdiğini, herkes. Uçan kuşlar bile bilir. Bu yüzden Bedriyeyle bir araya gelemezler, yalnız kalamazlar. Nasıl öğrendi köylü onun Bedriyeye yangın olduğunu? Kimseye söylemedi ki.. Köylü bu, bilir. Köylü beladır adamın yüreğinden geçeni bilir. Bilirler de insanın yüzüne vurmazlar.