" Hayat bizi dipsiz bir uçuruma sürüklediği zamanlarda, aslında gizliden gizliye ruhumuzla bir pazarlığa oturur. İçimizin en karanlık köşelerinde yapılan bu pazarlıkta sunulan iki seçenek olur: Ruhunu ver ya da öl. Kırılma noktası dediğimiz andı bu anlar. Hayatım o noktadan sonra asla eskisi gibi olmadı, denilen bu anlarda çoğu insan seçtiği tarafı dahi bilmezdi. Hatta içimizde böyle bir pazarlığın yapıldığından bile haberimiz olmazdı. Tıpkı o noktadan sonra değiştiğimizin de farkında olmadığımız gibi...
Ben farkındaydım. "