" Hayat bizi dipsiz bir uçuruma sürüklediği zamanlarda, aslında gizliden gizliye ruhumuzla bir pazarlığa oturur. İçimizin en karanlık köşelerinde yapılan bu pazarlıkta sunulan iki seçenek olur: Ruhunu ver ya da öl. Kırılma noktası dediğimiz andı bu anlar. Hayatım o noktadan sonra asla eskisi gibi olmadı, denilen bu anlarda çoğu insan seçtiği tarafı dahi bilmezdi. Hatta içimizde böyle bir pazarlığın yapıldığından bile haberimiz olmazdı. Tıpkı o noktadan sonra değiştiğimizin de farkında olmadığımız gibi...
Ben farkındaydım. "
'' Adil ölçüde bir ceza verdim sana... ''
" Adil ölçüde mi? Ama Sayın Yargıç, neye göre ölçü bu? Kim sizi cezalandırdı ki cezalandırmanın ne olduğunu biliyorsunuz?"
"Bugün ilk defa gerçeklerini gördükleri bu bilinmez dünyada başlarına gelecekleri düşünüp ağladılar. Büyüdükleri dünyadan korkuyorlardı; tehlikelerle dolu bir ormana benzeyen yaşamdan korkuyorlardı ancak bu ormandan geçmek zorundaydılar."