Bazı kitaplar vardır daha başlamadan sizi altüst edeceğini anlarsınız. Livaneli'nin kitapları benim için o kitaplardan işte. Her seferinde korka korka başlarım o yüzden. Burada altüst olmaktan kastım fikir dünyanızın neredeyse yeniden inşa edilmesidir. Yani kendinizi yıllarca bir şeyleri yoksaymaya, olmamış gibi davranmaya,görmezden gelmeye çalışırsınız ve en nihayetinde kendinizi kandırmayı başarırsınız da. Daha sonra birileri gelir ve birbir yüzünüze vurur kaçtığınız o şeyleri. Zülfü Livaneli benim için tam da böyle bir sanatçı.
Bu kitaptan sonra kendinize soracaksınız: Kedi miyim yoksa köpek mi?
Kedi gibi bağımsız ve nankör(!) mü, köpek gibi bağlı ve sadık mı?
Bana öyle geliyor ki biri yalnızlıkla diğeri ihanetle sonuçlanır yüksek olasılıkla.
Kitap, Sami'nin evlenmek üzere olduğu nişanlısının gözleri önünde gerçekleşen korkunç ölümünden sonra yaşadığı şeylere dayanamayıp Stockholm'e gidişini anlatıyor. Orada başına gelenlerin en büyük sorumlusunu aciz ve kolay öldürülebilir bir halde buluyor. Tam burada yapacağı seçim ne olacaktır?işte Kitabın genel kurgusu bu şekilde. Ve bir de kedi
Sirikitimiz var hayali olanından. En nihayetinde beklenmedik bir sonla bitiyor kitap.
Kitap beni doyurdu arkadaşlar. Size de tavsiye ederim.