“Ona her şeyi verirdim.
Eğer isterse şu lanet olası göğsümü çıplak ellerimle yırtarak açar, kalbimi yerinden söker ve ona verirdim.
Söylemesi yeterdi.
İstemesi yeterdi.
Avaz avaz milyonlarca istekte bulunabilirdi ve hepsinin gerçekleşmesi için ölümü bile göze alırdım. Ama o sadece, “Beni sevmeni istiyorum.” diye fısıldadı.
Ben de.
Onu seviyordum.”
Oysa kadınlar daima suçsuzca acı çekerler; üstelik “ellerinde olmaksızın” değil, gerçek anlamda, ki aslında belki bu da yine “ellerinde olmaksızın”a çıkar.