Nazife

Nazife
@nazife1903
Sadece iki günümüz var: Bugün ve yarın. Bu günleri de aşağılık heriflerin önünde diz çökerek geçirmeye değmez! Voltaire
Atatürk' ün Mirası: Türkiye Cumhuriyeti
Mustafa Kemal Atatürk’e tapmıyoruz. Ama bazıları hala "putlaştırıyorlar" diyor. Şaka gibi değil mi? Biz sadece tarih okuyor, gerçekleri görüyoruz. Öncelikle “putlaştırma” safsatasını netleştirelim. Mustafa Kemal Atatürk ’e tapmıyoruz; kurduğu bağımsız devlet ve kazandırdığı özgürlük için saygı duyuyoruz. Kurucuya saygıyı “tapınma” olarak yaftalamak meseleyi anlamamaktır. Kendi çevrende bazı insanların sözlerini dogma haline getiriyorsun; sıra Mustafa Kemal Atatürk’e gelince “put” diyorsun. Bu açık bir çifte standarttır. Hilafet meselesine de gerçeklerle bakalım. Osmanlı’nın son yüzyılında hilafet siyaseten boşalmış, devlet yabancıların baskısı altında nefes alamaz hale gelmişti. İşgal günlerinde milleti ayağa kaldıran, sınırları çizen, devleti kurtaran halife değil, Anadolu’nun örgütlü mücadelesiydi. “Hilafet kalsaydı ümmet dağılmazdı” demek, tarihe gözlerini kapamaktır. Hilafet olsaydı diyorsun yaa... Tam olarak hangi hilafet? Osmanlı’nın son dönemindeki halife İngilizlerin memuruydu; işgal altında bir tek sesini çıkaramadı. Milleti ayağa kaldıran Mustafa Kemal Atatürk oldu. Hilafet ümmeti korusaydı, bugün Arap dünyası paramparça olur muydu? Liderlik unvanla değil, irade ve kapasiteyle olur. “Mustafa Kemal Atatürk İslam düşmanıydı” iddiası yanlıştır. Mustafa Kemal Atatürk olmasaydı bu topraklarda İslam kalmazdı. İşgal güçleri camileri kapatır, ezanı susturur, dini yasaklardı. Filistin ve Gazze’de yaşananlara bakın: bağımsızlığı olmayan milletin dini de özgürlüğü de olmaz. Laiklik de yanlış anlaşılıyor. Laiklik, dinsizlik değil; dinin devlet baskısından korunmasıdır. Bugün başörtüsüyle gezebiliyorsan, namaz kılıyorsan, Kur’an okuyorsan, bunu laikliğe borçlusun. Devlet dini yönetim şekline bağlasaydı, baskın mezhep diğerlerini susturacaktı işte o zaman görecektin gerçek zulmü. “Mustafa Kemal Atatürk olmasaydı Türkiye’nin din hayatı nasıl olurdu?” Açık

Kardelen

@Kardelen__0807
·
doğru kişilerden cevaplar gelmeye başladı çok teşekkür ederim desteğiniz için :) @Mucahide_01
1000Kitap
Nazife
@hulya__0807 Şimdiye kadar bu konuyla ilgili olarak sana defalarca açıklama yaptım ve sabaha kadar bile tartışabilirim. Ama sen yaptığın hatanın farkında değilsin ve büyük ihtimalle farkında da olmayacaksın. Konunun buraya gelmesinin sebebi senin düşüncesiz ve saygısız tavırların. İnsanları genelleştirerek yargılayamazsın, sonra da “sizi kastetmedim” diyemezsin. Biz sana saygı duyuyorsak, sen de bize saygı göstermek zorundasın. Filistin ve Gazze için gerçekten çok üzgünüm ama insanların tercihleri nedeniyle yargılanmasına karşıyım. Bu konu din ya da başka bir mesele değil; milli değerlerimiz ve haklarımızla ilgili. Bundan sonra sana tek bir şey söylüyorum: Daha fazla saygısızlığa katlanamayacağım. Tavırlarını sürdürürsen, seninle sabahalara kadar tartışabiliriz. Verdiğim bu karar, sana ders olsun ve bir daha saygısızlaşmanı engellemek içindir. Şimdiye kadar söylediklerimin tek bir amacı vardı: senin hatanı görmeni sağlamak. Artık yapıcı bir tavır sergilemezsen, senin saygısızlıklarına kesinlikle tolerans göstermeyeceğim. Atatürk evet aramızda değil ama fikirleri, devrimleri ve yol göstericiliği hala yaşamaya devam ediyor. Bu fikirler, sadece tarih kitaplarında değil, bugün de akıl ve sorumluluk sahibi olan herkesin yolunu aydınlatıyor. Tartışmayı kendi hatalarını örtbas etmek için bir araç haline getirenler, onun mirasını anlamaktan çok uzak olduklarını gösteriyor. Eleştiri yapacaksan, önce kendi mantığını ve davranışlarını sorgula. Son olarak, Atatürk’le ilgili küçük yazdığın bütün paylaşımlarını sil. Benim sayfamda da senin gibi birinin kalmasını istemem; ama önce bunu yapıp “bakın ben de olgun davrandım” performansını sergilemeni silmek için bekliyorum. 😏
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
@hulya__0807 Normalde cevap vermeyecektim ama buradan söylemeden geçemem: 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlamaya “hak etmediğimizi” iddia etmek inanılmaz bir yanlış ve haddini aşan bir söylemdir. Bu ülkenin çocukları, evlatları, Cumhuriyetin bekçileri olarak zaferi kutlamaya en başta hakkımız vardır. Bir kişinin kendi dar bakış açısıyla bunu yargılamaya kalkması kabul edilemez. Üstelik bu söylem, Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının kanı, emeği ve fedakarlığıyla kazandığımız bir zaferi küçümsemek anlamına gelir. Bir de eklemek gerekiyor: Atatürk'ü küçük harfle yazman kabul edilemez. Yazım kurallarını bilmeyebilirsin ama ilkokuldaki bir çocuk bile Atatürk’ün isminin baş harfinin büyük harfle yazılması gerektiğini bilir. Bu sadece yazım hatası değil, saygısızlık ve duyarsızlık göstergesidir. Vatandaşlık konusunda da ciddi bir kafa karışıklığı var gibi görünüyor. Türkiye Cumhuriyeti’nde vatandaşlık Anayasa Madde 66 ile tanımlanmıştır: “Türk Devleti’ne vatandaşlık bağı, kanunla belirlenir. Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaş olanlar, bu Anayasa ve kanunlarla bağlıdırlar. Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık kazandıran veya kaybettiren işlemler kanunla düzenlenir.” Yani kahve içmek, marka giymek, sosyal medyada yorum yapmak veya boykot yapmak vatandaşlığı belirlemez veya değiştirmez. Kimseyi kendi önyargına göre yargılayamazsın. Vatandaşlık, hukuki bir bağdır ve hiçbir sosyal tercih ile ölçülemez. Önce kendine bak, yazımına ve saygına dikkat et, insanların Zafer Bayramı’nı kutlamaya hakkı olduğunu kabul et. İnsanları kendi dar görüşünle yargılamaya kalkmak hem saygısız hem de yanlış bir duruştur. Kimse bunu kabul etmek zorunda değil ve bu sözler sadece kendini üstün görme çabası olarak görünür.
Gönderi kullanım dışı
Nazife
@hulya__0807 Bak bu kadar yanlış düşünceleri bir araya getirmek gerçekten inanılmaz. Atatürk yaşamıyor öyle mi? Atatürk bir fikir, bir düşünce, bir yaşam biçimi, bir duruştur; bir cesarettir, bir kararlılıktır, bir bağımsızlık ateşidir! Sen kalkıp "Atatürk yaşamıyor, şu an devletin başında o yok "diyorsun, sanki Türkiye Cumhuriyeti onun sayesinde var olmamış gibi konuşuyorsun. Bu hem bilgisizlik hem de büyük bir saygısızlık! Bir de yetmiyor, Boykot gibi seyler yapılmadığında ülkemizin güvenliğinin tehlikeye gireceğini, işgal edileceğini, Filistin gibi olacağını düşünüyorsun. Türkiye’nin sınırlarında kalbinde ve iradesinde Atatürk’ün mirası yaşayan bir millet var! Onun yolundan yürüyen, ülkesine sevdalı Mehmetçiklerimiz, devletimizi koruyan tüm kurumlar ve milyonlarca vatandaş, Türkiye’ye ve ulusal güvenliğimize zarar verecek hiçbir duruma müsamaha göstermez. Sen sabahtan beri insanları genel olarak eleştiriyor, boykot çağrıları yapıyor, ama şimdi Atatürk’ün mirasına laf ediyorsun işte bu tam bir çifte standart ve korkaklık. Unutma, biz bugün buradaysak, dimdik ayaktaysak, bunun sebebi Atatürk ve silah arkadaşlarının sayesindedir. Atatürk'ün yol göstericiliğidir. Atatürk yaşamıyor değildir, her adımımızda, her kararımızda, her tavrımızda yaşıyor ve bize yol gösteriyor. Senin iki yüzlü ve samimiyetsiz yorumların, onun mirasına bir darbeden öte değil. Ama unutma, biz onun yolundayız ve bu ülkeye, bayrağa ve millete sahip çıkmaya devam edeceğiz!
@hulya__0807 Normalde cevap vermeyecektim ama buradan söylemeden geçemem: 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlamaya “hak etmediğimizi” iddia etmek inanılmaz bir yanlış ve haddini aşan bir söylemdir. Bu ülkenin çocukları, evlatları, Cumhuriyetin bekçileri olarak zaferi kutlamaya en başta hakkımız vardır. Bir kişinin kendi dar bakış açısıyla bunu yargılamaya kalkması kabul edilemez. Üstelik bu söylem, Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının kanı, emeği ve fedakarlığıyla kazandığımız bir zaferi küçümsemek anlamına gelir. Bir de eklemek gerekiyor: Atatürk'ü küçük harfle yazman kabul edilemez. Yazım kurallarını bilmeyebilirsin ama ilkokuldaki bir çocuk bile Atatürk’ün isminin baş harfinin büyük harfle yazılması gerektiğini bilir. Bu sadece yazım hatası değil, saygısızlık ve duyarsızlık göstergesidir. Vatandaşlık konusunda da ciddi bir kafa karışıklığı var gibi görünüyor. Türkiye Cumhuriyeti’nde vatandaşlık Anayasa Madde 66 ile tanımlanmıştır: “Türk Devleti’ne vatandaşlık bağı, kanunla belirlenir. Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaş olanlar, bu Anayasa ve kanunlarla bağlıdırlar. Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık kazandıran veya kaybettiren işlemler kanunla düzenlenir.” Yani kahve içmek, marka giymek, sosyal medyada yorum yapmak veya boykot yapmak vatandaşlığı belirlemez veya değiştirmez. Kimseyi kendi önyargına göre yargılayamazsın. Vatandaşlık, hukuki bir bağdır ve hiçbir sosyal tercih ile ölçülemez. Önce kendine bak, yazımına ve saygına dikkat et, insanların Zafer Bayramı’nı kutlamaya hakkı olduğunu kabul et. İnsanları kendi dar görüşünle yargılamaya kalkmak hem saygısız hem de yanlış bir duruştur. Kimse bunu kabul etmek zorunda değil ve bu sözler sadece kendini üstün görme çabası olarak görünür.
Gönderi kullanım dışı
Nazife isimli okura yanıt verildi
Nazife
@hulya__0807 Türkiye Cumhuriyet'i sadece Filistin’i mi destekliyor sanıyorsun? Bugüne kadar hangi ülkenin ihtiyacı olduğunda Türkiye eli uzatmadı ki? Düşman dâhi olsa Mustafa Kemal Atatürk her zaman saygısı, tavrı ve duruşu net biriydi yani bu tavır, duruş ve yardımseverliğimizin temeli Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonudur.🇹🇷❤️🤍
@hulya__0807 Normalde cevap vermeyecektim ama buradan söylemeden geçemem: 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlamaya “hak etmediğimizi” iddia etmek inanılmaz bir yanlış ve haddini aşan bir söylemdir. Bu ülkenin çocukları, evlatları, Cumhuriyetin bekçileri olarak zaferi kutlamaya en başta hakkımız vardır. Bir kişinin kendi dar bakış açısıyla bunu yargılamaya kalkması kabul edilemez. Üstelik bu söylem, Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının kanı, emeği ve fedakarlığıyla kazandığımız bir zaferi küçümsemek anlamına gelir. Bir de eklemek gerekiyor: Atatürk'ü küçük harfle yazman kabul edilemez. Yazım kurallarını bilmeyebilirsin ama ilkokuldaki bir çocuk bile Atatürk’ün isminin baş harfinin büyük harfle yazılması gerektiğini bilir. Bu sadece yazım hatası değil, saygısızlık ve duyarsızlık göstergesidir. Vatandaşlık konusunda da ciddi bir kafa karışıklığı var gibi görünüyor. Türkiye Cumhuriyeti’nde vatandaşlık Anayasa Madde 66 ile tanımlanmıştır: “Türk Devleti’ne vatandaşlık bağı, kanunla belirlenir. Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaş olanlar, bu Anayasa ve kanunlarla bağlıdırlar. Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık kazandıran veya kaybettiren işlemler kanunla düzenlenir.” Yani kahve içmek, marka giymek, sosyal medyada yorum yapmak veya boykot yapmak vatandaşlığı belirlemez veya değiştirmez. Kimseyi kendi önyargına göre yargılayamazsın. Vatandaşlık, hukuki bir bağdır ve hiçbir sosyal tercih ile ölçülemez. Önce kendine bak, yazımına ve saygına dikkat et, insanların Zafer Bayramı’nı kutlamaya hakkı olduğunu kabul et. İnsanları kendi dar görüşünle yargılamaya kalkmak hem saygısız hem de yanlış bir duruştur. Kimse bunu kabul etmek zorunda değil ve bu sözler sadece kendini üstün görme çabası olarak görünür.
Gönderi kullanım dışı
Nazife isimli okura yanıt verildi
Nazife
@hulya__0807 Sanırım ifade özgürlüğünün ne demek olduğunu tam bilmiyorsun. Evet, herkesin kendi görüşlerini dile getirme hakkı vardır, ama genellemeler yapmak, insanları hedef tahtasına koymak ve vatanseverliklerini sorgulamak hak ihlalidir, hatta neredeyse bir suçtur. Sen kendi özgürlüğünü kullanırken başkalarının ifade ve özgürlüğünü kısıtlama, yargılama ve onları toplum nezdinde hedef tahtasına koyma hakkına sahip değilsin. İnsanların giydikleri, içtikleri, destekledikleri markalar tamamen onların kendi tercihidir ve bunu yargılamaya kimsenin hakkı yoktur. Bizim kendimizi ifade etme özgürlüğümüz olduğu gibi, onlar da kendi tercihlerini ifade etme biçimine sahiptir. Yani özetle: vatanseverliğini kimsenin sorgulama hakkı yok, bu senin haddine değildir!
@hulya__0807 Normalde cevap vermeyecektim ama buradan söylemeden geçemem: 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlamaya “hak etmediğimizi” iddia etmek inanılmaz bir yanlış ve haddini aşan bir söylemdir. Bu ülkenin çocukları, evlatları, Cumhuriyetin bekçileri olarak zaferi kutlamaya en başta hakkımız vardır. Bir kişinin kendi dar bakış açısıyla bunu yargılamaya kalkması kabul edilemez. Üstelik bu söylem, Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının kanı, emeği ve fedakarlığıyla kazandığımız bir zaferi küçümsemek anlamına gelir. Bir de eklemek gerekiyor: Atatürk'ü küçük harfle yazman kabul edilemez. Yazım kurallarını bilmeyebilirsin ama ilkokuldaki bir çocuk bile Atatürk’ün isminin baş harfinin büyük harfle yazılması gerektiğini bilir. Bu sadece yazım hatası değil, saygısızlık ve duyarsızlık göstergesidir. Vatandaşlık konusunda da ciddi bir kafa karışıklığı var gibi görünüyor. Türkiye Cumhuriyeti’nde vatandaşlık Anayasa Madde 66 ile tanımlanmıştır: “Türk Devleti’ne vatandaşlık bağı, kanunla belirlenir. Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaş olanlar, bu Anayasa ve kanunlarla bağlıdırlar. Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık kazandıran veya kaybettiren işlemler kanunla düzenlenir.” Yani kahve içmek, marka giymek, sosyal medyada yorum yapmak veya boykot yapmak vatandaşlığı belirlemez veya değiştirmez. Kimseyi kendi önyargına göre yargılayamazsın. Vatandaşlık, hukuki bir bağdır ve hiçbir sosyal tercih ile ölçülemez. Önce kendine bak, yazımına ve saygına dikkat et, insanların Zafer Bayramı’nı kutlamaya hakkı olduğunu kabul et. İnsanları kendi dar görüşünle yargılamaya kalkmak hem saygısız hem de yanlış bir duruştur. Kimse bunu kabul etmek zorunda değil ve bu sözler sadece kendini üstün görme çabası olarak görünür.
Gönderi kullanım dışı
Nazife isimli okura yanıt verildi
Nazife
@hulya__0807 Evet, tek konu bu: Atatürk ve kırmızı çizgilerim söz konusu olduğunda taviz yok. Boykot yapıp yapmamak, tercih meselesi; ama bunu vatanseverlikle ölçmeye kimsenin hakkı yok. Anladın mı?