Nazım Yıldız

Nazım Yıldız
@nazimbey
Evet, Güneş ile gezegenlerin dengelerini tefekkür ettiğimizde kesinlikle anlarız ki bu kâinatın yaratıcısı her işini son derece hassas bir ölçü ile yapar. O gezegenlerden bir tek gezegen olan dünyamız Güneş’e biraz daha yakın ya da biraz daha uzak olsa ne olurdu? Hem dünyamızın müthiş hızıyla birlikte hiçbir yolcusunu sarsmaması nazara alındığında o hız biraz azaltılsa veya arttırılırsa yolcularını bir anda fırlatıp dağıtmaz mıydı? Yahut birkaç dakikalığına yörüngesinden çıksa hayat son bulmaz ve ani bir kıyamet kopmaz mıydı?
Kutlu Yayınevi·Kitabı okudu
Din
Reklam
Besin zinciri diye isimlendirilen, canlıların birbirine rızık kılındığı sistemde Adl ismi tecelli eder. Buğdayın çekirgeye, çekirgenin kurbağaya, kurbağanın yılana, yılanın kartala rızık olduğu bir besin zincirini hayal edelim. Şayet beşer bulaşık elini karıştırıp da kurbağaları öldürürse ne olur? Çekirgelerin sayısı aşırı artar, buğday hızla azalır ve denge bozulur. Demek ki bu düzeni kuran ve bu dengeyi ve ölçüyü koyan Adl Allah Azze ve Celle'den başkası olmaz ve olamaz!
Kutlu Yayınevi·Kitabı okudu
Din
Havada yüzde yetmiş sekiz Azot, yüzde yirmi bir Oksijen gazı; yüzde bir oranında ise asal gazlar diye isimlendirilen Hidrojen, Helyum, Argon, Kripton, Ksenon, Neon gazları vardır. Bu gazları yaratan ve havaya bırakan Hâlık ve Adl Allah (c.c) hikmetli madde döngüleriyle ve müthiş tasarrufuyla gazların havadaki bu oranını, bu ölçüsünü sabit tutmaktadır. Şayet havadaki gazların oranı biraz az ya da biraz çok olsaydı ne olurdu? Yahut sadece beş saniyeliğine bu gazlardan biri havadan alınsaydı neler olurdu?
Kutlu Yayınevi·Kitabı okudu
Din
Müttakîlere vâdolunan cennetin durumu şöyledir: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Rablerinden de bağışlama vardır. Hiç bu, ateşte ebedî kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?” Muhammed Sûresi, 47/15
Kutlu Yayınevi·Kitabı okudu
Din
“(Türlü türlü) meyveler vardır. Ve onlar ağırlanırlar. Naîm cennetlerinde. Tahtlar üzerinde karşılıklı otururlar. Onlara pınardan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır. Berraktır, içenlere lezzet verir. O içkide ne sersemletme vardır ne de onunla sarhoş olurlar. Yanlarında güzel bakışlarını yalnız onlara tahsis etmiş, iri gözlü eşler vardır. Onlar, gün yüzü görmemiş yumurta gibi bembeyazdır.” Sâffât Sûresi, 37/42-49
Kutlu Yayınevi·Kitabı okudu
Din
Reklam