Nazlıcan Karakaya

Nazlıcan Karakaya
@nazlicankarakayaa
— Bu hırsızlık hep Deli Celil'in başının altından çıkıyor... dedi. Hamza Bey, — Neden? diye sordu — Neden olacak heyri... Deli Celil, telefon koruma memuru oldu olalı, tel hırsızlığı aldı yürüdü. Eskiden bizim buralarda başını kaldırıp telefon teline bir bakan mı vardı? Kimin aklına gelirdi heyri? Bu Deli Celil telefon muhafızı olunca "Vay demek telefon teli de lazımlı bişeymiş ki muhafaza ediliyor!" diye herkes tellere saldırdı birader... Tel çalan çalana... Hep domuzluk Deli Celil'de. — Doğrudur. Ortaya bir koruma memuru çıkmıyaydı kimi kimsenin aklına tel çalmak gelmezdi. Hem bu telefon muhafızlığı da nerden çıktı ulan? Hükümetin Hat Koruma Çavuşlarına ne olmuş? Satılmış Bey, — Deli Celil'i telefon muhafızlığına tayin eden Zübükzade İbraam Bey... deyince, bu söz burda kapandı.
193-194
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ağlayarak yatağa giriyorum. O soğuk yalnızlığımın içine, soğuk, kirli... Ağlıyorum, ağlıyarak soruyorum kendime: — Ben bu insanları seviyor muyum? Özden cevabımı ister misin: — Kızıyorum bu insanlara ben, kızıyorum... Sevgim öylesine coşkun ki kızmaya dönmüş, olmaz ki, bu denli de olmaz ki...
Sayfa 167
Bizde bu kafa varken, bizim gibilerine bir değil, on Zübük az gelir.
149-150
Yanan lambalar, ortalığı daha da kararttı. Çünkü insan, lamba yanınca ortalık aydınlanacak, ışıyacak sanıyor.
Sayfa 113
Başımı iki elimin arasına aldım, derinlere daldım, düşündüm: Biz neden böyleyiz? öyle ya canım, bu anasının oğlu, babası bellisiz Zübük, başımıza getirmedik bela bırakmamış. Hepimizin ayrı ayrı canını yakmış. Biz her birimiz, bunun ipini çekmeğe gönüllüyüz, öyleyeken neden bu uğursuzu daha aramızda yaşatırız, neden yalanlarına inanmayız da, inanır görünürüz?
Sayfa 88