Türkiye'de yaya geçitlerinde bazı zamanlar dakikalarca beklediğimiz anlar oluyor, yol verildiğinde de arkadan hızlı bi araba geliyor mu ona çarpar mı kazaya sebep olmayalım diye iyice emin olup yola atılıyoruz.
Şu an Romanya'da yaşiyorum ve burada yaya geçidine insanlar sağına soluna bile bakmadan doğrudan atıyorlar kendilerini, çünkü biliyorlar ki sürücüler duracak, durmak zorunda. Sessiz, farkında bile olmadıkları bi güvence içindeler. Şimdi kendi adıma, ben o güvensiz ortamdan kendimi bi anda bu kadar güvenebileceğim bi ortama girdiğimde afallıyor, nasıl yani gerçekten duracaklar mı A a duruyolar diye sürekli kendimle konuşuyorum😌
Peki konuyu şuraya bağlayacağım, bu kadar uzun süre güvensizlik içinde yaşadığımız hayatımıza gerçekten güvenebileceğimiz iyi insanlar çıktığında bocalamamız ve onları ister istemez bilerek veya bilmeyerek teste tabi tutmanız normal mi karşılanmalı?
Çünkü ben hala güvenmeyip sürekli sağımı solumu kontrol ediyorum... 😌
Ortalama altmışımıza kadar yaşadığımız şu hayatta binlerce insanla tanışıyoruz, yollarımız bi şekilde kesişiyor.
Aklıma takılan ve bu günlerde çok fazla üzerine düşündüğüm bi soru var; Gerçekten her denk geldiğimiz insan bizim hayatımızda bi noktaya dokunmak için mi dahil olur? Çünkü özel hayatıma tırnağının zerresini dahi sokmasına izin vermeyeceğim insanlara denk gelip çalışmak zorunda kalmama rağmen 'demek ki bi şey öğrenmem lazım bundan' diyerek sürekli bi anlam arayışında buluyorum kendimi.
🍃
Pekii ben olayları bu kadar anlamlandırmaya ve kendim için daha katlanılabilir bi hayatı arzu edip kolaylaştırmaya çalışırken, onların dümdüz hiç düşünmeden yaşayıp bu işi kıvırabiliyor olmaları?
Ben başaramıyorum sanırım bu yetişkin hayatını. Benim insan ilişkilerim de, profesyonel iş hayatımda sarpa sarıyor gibi hissediyorum.
"Bazı insanlar sebepsiz dümdüz kötüdür. Bazı olaylar da sadece olur. Olurlar yani bi anlam çıkarmamalıyım, yaşayıp geçmeliyim belki."
🚩
Düşünüyorum sadece, zavallıca anlam arayışımı...