Ey ölüm! Sen hayatın gam ve kederini azaltıp, yükünü omuzlardan alıyorsun. Bedbaht ve talihsiz dalgınca gezenlere nizam veriyorsun. Sen ümitsizliğin ve üzüntünün dermanısın. Ağlar gözleri kurutup, fırtınadan sonra çocuğunu kucaklayıp okşayarak uyutan şefkatli bir anne gibisin. Sen insanoğlunu yolundan saptırıp korkunç girdaplara atan, yırtıcı acı hayat gibi değilsin. İnsanın alçaklığına, adiliğine, bencilliği, hasisliği ve hırsına gülüp, uygunsuz işlerine perde örten sensin.