Bu kitap ile ilgili bir inceleme yazıp yazmamak konusunda biraz kararsız kaldım.
Irvin D Yaloom, hastalarıyla -doğru bir tabir mi oldu emin değilim- olan görüşmelerini biraz kurarak, biraz da değiştirirek kitap haline getirip bize sunmuş. 10 ayrı hasta ile geçen 10 ayrı öykü diyebiliriz. Hepsinin temelinde aslında ölüm korkusu var. Tabii ölüm korkusu dışında her bir öyküde ben şahsım adına kendimden pek çok şey buldum. Bazı yerlerde ise tamamen birebir kendi kafamdan geçen düşüncelerin, satırlarda tezahür ettiğini fark ettim.
Tabi bu, herkes için böyle olacak, herkes kendini bulacak anlamına gelmesin ama herkes bir hikayede kendinden bir şey bulacaktır.
Beni en çok etkileyen cümle şu oldu;
"Yaşanmamışlık ne kadar çoksa ölüm korkusunun da o kadar şiddetli olduğuna defalarca şahit oldum."
Keyifli okumalar.