Sümeyra

Öte yandan, Prag'a ve orada yaşadığım ölümcül günlere sık sık dönerim. Kentime kavuştum. Yalnız, bazı bazı, ekşi bir hıyar ve sirke kokusu gelip kaygımı uyandırır. Vicenza'yı düşünmem gerekir o zaman. Ama ikisi de değerlidir benim için, ışık ve yaşam aşkımı o anlatmak istediğin umutsuz deneyime olan gizli bağlılımğından pek ayıramam. Anlamışsınızdır, ben seçmeye boyun eğmek istemiyorum. Cezayir kentinin dışında, kapıları kara demirden küçük bir mezarlık vardır. Sonuna kadar gidildi mi, vadi görünür, vadinin ardında da körfez. Denizle birlikte göğüs geçiren bu sunu karşısında uzun uzun düşlere dalınabilir. Ama insan geldiği yoldan geri dönerken, bakımsız bir mezarda, "Tükenmez üzüntüler" diye bir yazı bulur. Bereket versin, idealistler var da her şeyi yoluna koyuyorlar.
Sayfa 60·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.

Sümeyra

, bir kitap okudu
Puan vermedi·72 syf.·
27 saatte okudu
·
2024 8. kitabı
Albert Camus
7.9/10 · 7,1bin okunma
Uzlaşmıyor mu bütün bunlar? Ne güzel gerçek ya! Sinemaya gitmek için bırakılan bir kadın, artık sözleri dinlenmeyen bir yaşlı adam, hiçbir işe yaramayan bir ölüm, sonra, öbür yanda, dünyanın tüm ışığı. Ne çıkar, insan her şeyi kabul ettikte sonra? Birbirine benzeyen, gene de farklı üç yazgı söz konusu. Ölüm herkesin başında, ama herkesin ölümü kendine göre. Olsun, güneş gene de ısıtıyor kemiklerimizi.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Birdenbire anlar ki yarın da böyle olacaktır, öbür gün de, tüm öteki günle de. Ve bu çaresiz buluş ezer onu. İşte böyle düşünce öldürür insanı. Bunlara katlanamadığı için öldürür insan kendini ya da, gençse, tümceler kurar.
Sayfa 35·Kitabı okudu
İşte, yaşamın düşünde gerçeklerini bulan, sonra yitiren adam, ölüm toprağı üzerinde, savaşlar, çığlıklar, adalet ve aşk çılgınlığı, kısacası acının içinden, ölümün bile mutlu bir sessizlik olduğu bu dingin yurda geri dönmek üzere. Sonra işte… Evet, hiçbir şey engel değil düşlememe, sürgün zamanında bile, öyle ya, hiç değilse bunu biliyorum, iyice biliyorum ki, bir insan yapıtı, üzerlerine yüreğin ilk olarak açıldığı, basit ve büyük iki üç imgeyi yeniden bulmak için sanatın dönemeçleri arasında bu uzun yürüyüşten başka bir şey değil. İşte belki de bu nedenle yirmi yıllık çalışmadan, verimden sonra, yapıtımın daha başlamadığı düşüncesiyle yaşamayı sürdürüyorum.
Sayfa 28·Kitabı okudu