O gün her nefis, ne hayır işlemişse, ne kötülük yapmışsa onları önünde hazır bulur. Yaptığı kötülüklerle kendi arasında uzak bir mesafe bulunsun ister. Allah, size asıl kendisinden çekinmenizi emreder. Şüphesiz ki Allah, kullarını çok esirger.
Âl-i İmran suresi 30
Şah-ı Nakşibend şöyle anlattı: "Cezbelendiğim zamanın başlarında
bana, "Neden bu yola giriyorsun?" dediler. Ben de: "Dilediklerimin olması şartıyla giriyorum," dedim. Tekrar o ses: "Biz ne diler ve istersek o olur," dediler. Ben: "Ben buna dayanamam ve takat getiremem," dedim. Ondan sonra beni on beş gün kendi halime bıraktılar. Öyle bir hale geldim ki başımı taşlara vuracaktım. Son derece ahvalim kötüleşmişti. Umidimin kalmadığı bir anda yine o ses sahibi; "Tamam. Senin dediğin gibi olsun," dedi.
Şah-ı Nakşibend'in es "Makâmât-ı Nakşibendiyye" isimli eserinde bu kadarı yazılıdır. Bu rivayetin geri kalan kısmını Mevlâna Yakub-i Çerhî es şöyle açıklamıştır: "Tamam. Senin dediğin gibi olsun," hitabından sonra Şah-ı Nakşıbend « şöyle dedi: "Benim tuttuğum yol, maksuda erdiren yoldur."
Nefis bir hevesle
başka neresine gider
başka nereme gidebilirim ki deyip
göğsümdeki kazı alanına gittiğim o gün
yerdeydi her şey
yerdeydi herkes
üzerini örtüp sen uyu dedim
sen uyu