Puan vermedi·248 syf.··
2026 394. kitabı
Dil Belası, İmam Gazali’nin İslam ahlakı ve nefs terbiyesi üzerine kaleme aldığı, insan ilişkilerinin ve bireysel maneviyatın en hassas noktalarından birine parmak basan zamansız bir eserdir. Büyük İslam alimi, bu çalışmasında insanın en güçlü ama aynı zamanda en tehlikeli organlarından biri olan dilin yol açabileceği manevi yıkımları ele alır. Yalan, gıybet, iftira, alay, boş konuşma, söz taşıma ve kalbi kıran ağır ithamlar gibi dilden dökülen ve toplumsal bağları zedeleyen pek çok kusuru ayetler, hadisler ve hikmetli kıssalar ışığında inceler. Gazali, sadece bu hataları listelemekle kalmaz; insanın kendi sözlerine nasıl hakim olabileceğini ve dilini bir şer odağı olmaktan çıkarıp nasıl bir hayır vesilesine dönüştürebileceğini de gösterir. Özellikle kelimelerin çok hızlı ve düşüncesizce tüketildiği modern dünyada bir ayna vazifesi gören bu kitap, okuyucuyu derin bir vicdani muhasebeye davet eder. İnsanın dilini korumasının aslında kalbini ve ruhunu korumak anlamına geldiğini hatırlatan, kısa ama tesiri oldukça büyük bir manevi rehber niteliğindedir.
Dil Belâsıİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 201417bin okunma
10/10
·440 syf.·
2026 11. kitabı
Bugünkü durumu mu merak ediyorsunuz? Kaldır başını kan uykulardan! UNUTULANLAR DIŞINDA YENİ BİR ŞEY YOK… Bugünü anlamak için önce geçmişi öğrenmek gerekiyor. Aradan geçen 30 senede değişen tek şey şehit isimleri, şehit sayıları… Zihniyet halen aynı… Kitabı okuyun, okutun ve Osman Pamukoğlu’nu anlayın. Hakkari Dağ ve Komando Tugayı ve tüm şehitlerimizin ruhları şâd olsun.
Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey YokOsman Pamukoğlu · İnkılap Kitabevi · 20261,703 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Herşey böyle başladı
10/10
·88 syf.··
2026 5. kitabı
"Herşey Böyle Başladı", mühendis İsa Özinan’ın 30 yıllık yoğun kurumsal kariyeri ile içsel, manevi dünyası arasındaki bağı rüyalar ve işaretler üzerinden anlatan otobiyografik bir manevi gelişim kitabıdır. ​ ​Kurumsal Hayat ve Sistem Çatışması: Yazarın Irak'taki savaş atmosferindeki şantiyelerden Avrasya Tüneli gibi dev projelere uzanan profesyonel iş yaşamını; acımasız kapitalist sistemin içinde kendi fıtratını ve maneviyatını koruma mücadelesini ele alır. ​Rüyaların Rehberliği: Yaşanan büyük projelerin, başarıların ve kırılma noktalarının çocukluğundan itibaren rüyalar aracılığıyla "matematiksel bir kesinlikle" nasıl önceden haber verildiğini kronolojik olarak aktarır. ​Nefs Mücadelesi ve Arınma: Kurumsal dünyadaki egolardan, makam hırslarından ve toksik ortamlardan sıyrılarak insanın kendi içindeki asıl hazineyi ("Kayıp Zaman" / Lost Time) ve "İlahi Otopilot"u keşfetme sürecini (Zindandan Zirveye) işler.
Herşey Böyle Başladıİsa Özinan · Feniks Kitap · 202669 okunma
7/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 72. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 20:23
Çok yemek, Allah'tan gafil olmanın ve haddi aşmanın kaynağı ve başlangıcıdır. Bu bakımdan nefis, açlıkla uysallaşıp kırıldığı kadar başka hiçbir şeyle uysallaşıp kırılmaz. Aç kalan nefis, sahibine karşı sakinleşir ve ondan korkar. Acizliğini ve zelilliğini anlar. Zira kuvveti zayıflamış, elinden kaçan birkaç lokma yüzünden hileleri oldukça daralmış, içemediği bir yudum sudan dolayı da dünya kendisine zindan kesilmiştir. İnsanoğlu nefsinin zelilliğini ve acizliğini anlamadıkça mevlasının izzet ve kahrını göremez. Asrının müceddidi Hüccetü'l-İslam İmam Gazali bu kitabında "nefs, gurur, kibir, şükür" kelimelerini merkeze alarak, bu kelimelerin mahiyetini özelliğini, kime ve neye nasıl yönlendirilmesi gerektiğini açıklıyor.
Ben Nefsimi Temize Çıkarmamİmam Gazali · Nesil Yayınları · 2024155 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 115. kitabı
Bugün sizlere düşündürücü bir kitapla geldim. @yfgrmm_x ’in yazdığı “İki Deli’nin Dansı” adından ve o siyah-beyaz kapak tasarımından da hissettiğim gibi, insan psikolojisinin en tekinsiz dehlizlerinde gezinen, derin ve hüzünlü bir anlatıya sahip. İnce bir kitap olmasına rağmen, sayfaları çevirirken beni zihnimdeki o “susmak bilmeyen seslerle” baş başa bıraktı ve uzun uzun düşündürdü. Kitabın merkezinde yer alan İlhan Kaplanoğlu ve çocukluk arkadaşı Mikail Kara’nın o bitmek bilmeyen hakikat arayışına tanıklık ederken, kendimi irade ile nefs, kadercilik ile aşırı tedbircilik arasındaki o bıçak sırtı dengede, kendi içsel savaşlarımı sorgularken buldum. İlhan’ın yakın çevresiyle olan hesaplaşmaları ve üstesinden gelemediği olayların yükü altında ezilmesi içimde buruk bir empati uyandırırken; kurgudaki o çapraz yapı beni de adeta bir labirentin içine çekti. Hikayedeki felsefi diyaloglar o kadar derin ki, bazı satırlarda durup sadece soluklanma ihtiyacı hissettim. Bu zifiri karanlığın içinde bilgelikleri ve babacan tavırlarıyla içimi sıcacık eden Şit Amca ve ona destek olan Güzide Hanım gibi karakterler ise bana yalnız kalmayı öğrenmenin ve hayatın karmaşasında ayakta durabilmenin ne kadar kıymetli olduğunu hüzünlü bir şekilde yeniden hatırlattı. Yazar, insanın kendi içindeki o ‘öteki’ ile olan kavgasını, akıl ile delilik arasındaki o ince çizgiyi adeta bir dans koreografisi gibi adım adım, son derece sade ve samimi bir dille işlemiş. Süslü cümleler yerine hayatın içinden gelen bu dobra anlatım, hikayenin ve barındırdığı tespitlerin etkisini daha da sarsıcı hale getiriyor. Bir solukta okunan ama bittiğinde arkasında derin bir boşluk hissi ve melankolik bir tortu bırakan bir eser bu. Yazarımızın emeğine sağlık. İyilikle ve kitapla kalın.
İki Deli'nin DansıYusuf Gürmermer · Vesta Yayınları · 20263 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 36. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 11:18
Gerçek olması dolayısıyla kalbim kırık ,gözlerim dolu okuduğum bu harika kitabı yazıp bize çok değişik zamanlarda yaşamış Şefika hanımın hayatını anlattığı için kızı Nuriye hanıma çok teşekkürler. Yaşadığı tüm zorluklara rağmen hayat enerjisini kaybetmemesi sürekli kendini geliştirip okumaya, eğitime devam etmesi bizlere çok iyi bir örnek teşkil ediyor. Keşke sağken görebilseydim kendisini. Ama sevdiklerinin mezarının üstü otobüs terminali yapılan, dedesinin mezar taşı köprüye merdiven taşı yapılan bir insan için benim dileğim ne ki. Göremesem de kalpten sevgilerimi gönderiyorum umarım ben de onun gibi uzun yıllar okuyup etrafıma ışık saçabilirim naçizane
Annem ŞefikaNuriye Ortaylı · Kronik Kitap · 202674 okunma