Nehir Akgül

2026 okuduklarım,
(a<6) -Orlando -Öğrenmeyi öğrenmek -Yürümenin felsefesi -Yitik Cennet -Kuantum Sınırında Yaşam -Sergüzeşt -Kızıl Soruşturma -Intermezzo -Dörtlerin Yemini -Kötülük Problemi -Yaşam Nedir -Dahi ve Dindar -Ümmeti İnşa Eden Kadınlar - Faust - (6<=a) - -

Nehir Akgül

, şu anda okuyor
%81 (136/166 syf.)
Friedrich Nietzsche
8.4/10 · 2.173 okunma
Kırık Aynadaki Yansıma
Yüzüme uzanıyorum ellerimle, Avuçlarım çillerimle doluyor, Ellerim sıcak mi soğuk mu Anlayamıyorum Hep bu kadar uzak mıydı yüzüm? Kollarım gergin ama zor zor Uzanıyor ellerim çillerime. Bir saç teli yüzümün önüne düşüyor Kulağımın arkasına iliştiremiyorum onu Kirpiklerim kaşlarıma uzanıyor Bense kirpiklerime bile dokunamıyorum Avuçlarım sitem edermişcesine Yüzüme değiyor hissetmek istercesine, Hissedemedikçe hiddetlenerek. Son uzanışında ellerimin, Bir ses ilişiyor kulağıma Çillerim avuçlarımdan kayıyor Sert bir düşüş ve kırılış Simdi aynanın kenarından Bana bakıyor benim suratım Artık bir bütün değil, kesintisiz Onlarca parçaya ihtiyaç duyuyor Bir bütün olmak için.
Günün ilk ışıkları ( güneş batarken)
O kadar kayboluyoruz ki yarının sokaklarında, bugünün gün doğuşlarını, sokak şarkılarını, bebeklerinin ilk sözcüklerini, ilk ağlayışlarını ve gün batışlarını kaçırıyoruz. Biz kovalanmadığımız bir gerçeklikten kaçıyoruz; sanki buna mecburmuşuzcasına. Önce bu düzene, sonra bu düzeni kuranlara, en son da bu düzene uyan herkese kılıç çekiyoruz. Kisa yılların ardından onlardan birine dönüşeceğimizi bilmeden. Yani çoğu zaman. Çoğumuz. Öfkemizi diri tutamıyoruz belki. Belki yorgun düşüyoruz. Bizim yaptığımız da kolay değil zaten. Parçalara bölünüp tüm anlara sirayet etmek ama aynı zamanda hiç bölünmemek istiyoruz. Gözümüze vuran günün ilk ışıkları görmemizi engelliyor. Birkaç saniyeliğine gözümüzü kapatmamızın ardından zifiri karanlığa açıyoruz gözlerimizi. Biz zaman mekan hayalleriyle boğulurken gün batmış yine. Bugünü de dün yapıyoruz.
Bilirsin ki severim gölgeyi, ışığı sevdiğim gibi.
Gezgin: ... Bilirsin ki severim gölgeyi, ışığı sevdiğim gibi. Yüz güzelliği, konuşmanın netliği, karakterin iyiliği ve sağlamlığı var olsun diye, ışık kadar gereklidir gölge de. Rakip değildir bunlar birbirlerine el ele tutuşurlar sevgiyle ve gölge de sürüklenir peşinden, ışık gözden yittiğinde. Gölge: Ben de nefret ediyorum, senin nefret ettiğin aynı şeyden, geceden; seviyorum insanları, ışığın havarileri olduklari için ve seviniyorum yorulmak bilmeden idrak eden ve keşfedenlerin idrak ettikleri ve keşfettikleri zaman gözlerinde beliren ışıltılıya. Bilginin güneş ışığı üzerlerine düşününce tüm nesnelerin saldıkları o gölge - o gölgeyim ben de.