nejla soprano

nejla soprano
@nejlasoprano
06.10.2017 İlgi alanları: Kemalizm, Kadın Öyküleri, Orta Doğu, Sağlık, Sinema, Felsefe, Politika ve Kriminoloji. Şimdilerde Antropolojiye sarmış durumda.
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
bu kitabın hiç yorum almamış olması, çok az görüntülenmesi resmen utançtır. binbir hayallerle nice kaliteli analizler okurum diye girdim ve hayal kırıklığına uğradım. herkese okumasını önerdiğim muazzam bir kitap.
NihilizmBülent Diken · Ayrıntı Yayınları · 201132 okunma
Reklam
9/10
·200 syf.··
2018 55. kitabı
Pek az okunmuş, incelenmiş bir Orhan Kemal kitabı. Bu inceleme yorum yapma işini pek sevmem ama bu kitabı başıboş, öksüz bırakmak istemedim nedense. Geç yayınlanmış olması, belki de Kötü Yol ile aynı sanılmasıdır bu kadar az bilinmesinin nedeni. Fakat sonlar farklı. Bir çırpıda bitebilecek bir Orhan Kemal kitabı elbette yine yoksul insanlar arasında geçiyor. Güzelliğiyle ün salmış yoksul Marlin Monro Sevim var. En büyük hayali aktris olmak, ama demiştik ya, fakir bir mahalle burası, öyle kolay kolay İstanbul'a gidip yıldız olamazsın... İşte o zorlukları anlatan bir öykü bu.
Edebiyat
Kenarın DilberiOrhan Kemal · Everest Yayınları · 201560 okunma
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2018 36. kitabı
Kabul edelim, Franz Kafka artık çok popüler, herkesin okuduğu bir yazar. Bu tavra karşı çıkan biri olarak adamı daha okumadan antipati duyuyordum. Çünkü herkes okuyordu, herkesle benim ne gibi bir ortak paydam olabilirdi ki... Hatta öylesine yabancılaşmıştım ki konuya -Franz Kafka ve daima sömürülen bir Yahudi soykırımı- Milena'ya Mektuplardaki Milena ile Anne Frank'i aynı insan sandığım bir dönem bile olmuşu (kahkaha atıyorum) Sonra bir yazıyla karşılaştım, tabii aradan seneler geçmiş. Franz Kafka babasından bahsediyor. Böylesine kırılgan biri olabilir mi? diye dehşete düşmüştüm. Dönüşümü yıllar evvel okumuştum elbette ama anlamamıştım. Ne yani bir sabah kalkıyor ve böcek oluyor filan. Meğer o iş öyle değilmiş :) Öyle kırılgan, hassas, duygusal bir adammış ki, çocukken babasının ona söylediği en ufak şeyi bile unutamamış yara açmış içinde. Hayatını okudukça kendimden parçalar buldum. Bu kırılgan ve masum adamı okumalıydım. Dönüşümü baştan okudum. Bir sabah böceğe dönüşüyor çünkü o iki yüzlü hayat ona BÖCEK gibi hissettirmiş. Franz Kafka BÖCEK gibi hissetmiş kendini, öyle güçlü bir hismiş ki bu, böcek olarak uyanmış bir sabah. Çirkin ve işe yaramaz, itici bir BÖCEK. İnsan formundan evrilmiş ama içinde o hep öyle hissetmiş. Onu işe gitmemekle darlamışlar bir de, acımasız olmaya, umursamamaya devam etmişler, o da hep yabancı kalmış ailesine de toplumuna da.. Böyle işte, aklımda kalan bazı ayrıntılar... Hayatını okuduktan sonra dönüşüm öyküsü bende anlam kazandı, Dava'da aniden tutuklanması da buna bir örnek. O hiç işlemediği suçların cezasını çekti ve bunların en büyük nedeni de babasıydı. İşte onu anlamak için bu kitabı okudum. Kafka zayıf, çelimsiz, kırılgan bir çocukmuş, işte onu Kafka yapan da buymuş. Kıyamam sana be adam.. Artık Franz Kafka'ya antipati duymuyorum
Babaya MektupFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202254bin okunma
9/10
·320 syf.··
2018 54. kitabı
Lisede, önümde oturan arkadaşım bu kitabı okuyordu. Ders sıkıcıydı, kitabı bir günlüğüne istedim. Derslerde okuyacak, çıkışta da verecektim. Fakat kitaba o kadar bağlandım ki bırakamadım. Hiç unutmam, dışarıda işim vardı, yolum uzun olsun, yolda okuyayım diye genelde tercih etmediğim bir otobüse binmiştim. Bir günde, tek çırpıda okudum kitabı. Gençtim, muhaliftim, ayrıca bilgiye açtım.. Her sayfada "Bizim ülkeye ne kadar benziyor, aman Allahım o ülkelerde neler oluyor..." tepkisi veriyordum. Şimdi yine liseli gençlerin elinde bu kitap, okudukça bizden bir parça buluyorlar ve heyecanla başkalarına öneriyorlar. Çok klasikleşti belki ama, gerçekten mutlaka okunması gereken kitaplardan.. En azından okuduktan sonra pişman olmazsınız..
1984George Orwell · Yağmur Yayınları · 2002200,1bin okunma
10/10
·617 syf.··
2018 53. kitabı
İnsan okurken kendinden parçalar bulduğu öyküleri sever. Oblomov işte bu yüzden tam bana göreydi. Artık konuşmalarmıza kadar yansımış "Oblomovluğun" kitabı işte buydu. Kitaplığımda tesadüfen denk gelip okumaya başladım. İlk sayfadan itibaren beni sardı, oysa ki kurgusu ilgi alanıma bile girmiyordu. Aksiyonu yoktu, dümdüz bir hikaye gibiydi. Ama gerek yazar gerekse çevirmen (sabahattin eyüboğlu) üslup işini zirveye çıkarmışlar. Okuması kolay ve keyifli. Kahkahalar atmıştım okurken. Birçok yerini unuttum bu yüzden tekrar okumayı düşünüyorum, tembel fakat buna harika bahaneler yaratan Oblomov'u çok özledim, o benim bir parçam gibi. Ah, ah, Oblomov seni o kadar iyi anlıyorum ki :) Boşuna bu kadar önemli bir karakter haline gelmesine şaşmamalı. Okunmasını tavsiye ederim :)
Oblomovİvan Gonçarov · İletişim Yayınları · 201949,9bin okunma
Reklam