Eskisi gibi sabahları sekizde kalkıyor, çaydan sonra eski kitaplarını ve dergilerini okumaya koyuluyordu. Yenilerini almak için artık parası yoktu. Kitapların eski olmasından mı yoksa koşullarının değişmesinden mi bilinmez, okumak artık onu derinlemesine sarmıyor, yoruyordu.
hayatı derinlemesine anlama, acıyı küçümseme ve diğer konularda neden kendinizi yetkin gördüğünüzü bilmek isterim. Yoksa zamanında siz de mi acı çektiniz? Acının ne olduğuna dair bir fikriniz var mı? Şunu sormama müsaade edin: Çocukken hiç dayak yediniz mi ?
Marcus Aurelius, "Acı, acı hakkındaki canlı düşüncedir. Bu düşünceyi değiştirmek için irade gücü göster, onu silkip at, şikayet etmeyi bırak; acı kaybolup gidecektir,"
-Hayal kurduğum zamanlarda hayaletler beni ziyaret ediyor. Birtakım insanlar bana geliyor; sesler, müzikler duyuyorum ve bana öyle geliyor ki, sanki bir ormanda, bir deniz kıyısında dolaşıyorum. Böyle anlarda hayata karışmayı, dünya telaşına kapılmayı öyle çok istiyorum ki...