Bir yazara hep neden başkası gibi yazmadığını, bir ressama neden bir başkası gibi resim yapmadığını sorup dururlar. Şunun farkında değillerdir ki, o yazar ya da ressam böyle bir şey yapacak olsa, sanatçı olmaktan çıkar. Güzelliğin yeni bir biçimi kesinlikle nahoş buldukları bir şeydir, böyle bir şey ortaya çıktığında öyle kızar, şaşalarlar ki, her defasında şu iki aptalca ifadeye başvururlar: Biri sanat eserinin fena halde anlaşılmaz olduğudur; ötekisi ise, fena halde ahlakdışı olduğu.
Bu ifadelerle şunları kastettiklerini düşünüyorum: Fena halde anlaşılmaz dediklerinde, sanatçının güzel ve yeni bir şey söylediğini ya da yarattığını söylemek isterler; bir sanat eserinin fena halde ahlakdışı olduğunu söylediklerinde, sanatçının güzel ve gerçek bir şey söylediğini ya da yarattığını söylemek isterler.