Furkan

Furkan
boxd.it/25LOh no texts, just quotes.
Lisans
2000
13 kütüphaneci puanı
1810 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
bende bitmedikçe bende başlamayan
8/10
·280 syf.·
2026 15. kitabı
Dilinin ekonomik tutumunu bakanlarda görsek herhalde ülke ekonomisine de iyi gelirdi; az laf çok iş. Asaf’ın eserleri şiirsel söylemin "gereksiz unsurlardan arındırılması" ilkesine dayanır. Dilin imkanlarını sonuna kadar kullanarak kavramsal bir yoğunluğu aktarır. "Benden Sonra Mutluluk" başlığı dahi onun minimalist ama anlam yoğunluğu yüksek diline güzel bir örnek. Öznenin yokluğunda bir duygunun ( mutluluğun ) varlığı, varoluşçu bir sorgulamayı beraberinde getirir. "Benden sonra" bir son değil, kendi yokluğunda dünyanın devamlılığına dair bir "yabancılaşma"dır. Mutluluk, ulaşılan bir hedef değil; öznenin dünyadan çekilmesiyle ortaya çıkan, geri kalanların payına düşen bir "boşluk doldurma" çabasıdır belki. Şiirlerinde de boşluklar vardır. Boş, beyaz sayfalar. Asaf bu boşlukları arı, yalın ve çok katmanlı sözcüklerle dolduruyor işte. Sayfanın üzerindeki ufak siyah sözcüklerin karaltısı kendini boş sayfalardan daha ağır hissettiriyor. Az olan çok olanı yeniyor. Oysa ki yaşam çok, ölüm bir sf:212
Benden Sonra MutlulukÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 20194,413 okunma
reels kaydırır gibi roman okumak
5/10
·249 syf.·
2026 13. kitabı
Kitabı farklı ve zaman zaman zorlayıcı yapan, hikâyesinin ne anlattığından çok, “okuma eylemi”ni sürekli hatırlatması. Yeni bir kitaba başlıyorsun hikâye yarıda kesiliyor. Devamını bulmaya çalışırken başka bir romanın içinde buldun kendini; o da yarım kalıyor. Ardından başka bir hikâye. Böylece sürekli başlayıp asla tamamlanmayan anlatılar dizisine dönüşüyor. Haliyle insan zihninin belirsizliğe tahammül edemeyişini görünür kılıyor. Metinlerin kaybolması, bozulması, yanlış çevrilmesi ya da manipüle edilmesi; bilginin hiçbir zaman tamamen güvenilir olmadığını ima eden alt metin. e.g. "Muhammed, Allah'ın sözünü dinliyor, yazıcılarına yazdırıyordu. Bir keresinde -Peygamber'in yaşam öyküsünü yazanların söylediğine göre- Muhammed, yazıcı Abdullah'a sözleri yazdırırken bir cümleyi yarım bırakmış. Yazıcı, içgüdüsel bir biçimde cümlenin devamını fısıldamış ona. Dalgınlığa kapılmış olan Peygamber, Abdullah'ın ağzından çıkanı ilahi bir kelam gibi kabul etmiş. Bu olay yazıcıyı öylesine öfkelendirmiş ki Peygamber'i terk etmiş ve imandan çıkmış." (sf:178) Bazen insanı ayakta tutan şey sona ulaşmak değil, aramanın kendisidir. Bazen ama o yüzden ben çok sevmedim farklı bir şey arayan açsın okusun.
Bir Kış Gecesi Eğer Bir YolcuItalo Calvino · Yapı Kredi Yayınları · 20153,585 okunma
beni maksadıyla evlendiriyordu, beni kendiyle değil!
9/10
·217 syf.·
2026 12. kitabı
Handan, bir aşk ve trajedi hikayesi olmasının yanı sıra alt metninde modernleşme sürecine ait izler taşıyan bir kadın anlatısıdır. Yani odaklanılması gereken şey aşk hayatı değil kendilik bilinci ve duygularının keşfidir. Özellikle döneme ait edebiyat örneklerinde kadın karakterler idealize edilen bir fedakarlık sembolü olsa da burada karşımıza sıra dışı, sorgulayan ve öz saygısı olan bir kadın çıkıyor. — yer yer yaptıklarıyla aksini düşünsek de geçtiği dönemi unutmamak gerekir.— Motivasyonu ise şu soruyu merkeze koyar: "İnsan, toplumun ona biçtiği kimlikle mi yaşar; yoksa kendi hakikatini arayabilir mi?" Sorunun Handan trajedisi üzerinden cevabını geleneksel kadın rolüne sığmayan bu kadının ve çevresindeki insanların mektupları ile alacağız. Evet kitap mektup kurgusu üzerinden dönüyor, açıkçası benim hoşuma gitti. Tabii ki bu bir
Halide Edib Adıvar
Halide Edib Adıvar
eseri olduğu için romantize edilmişlikten çok toplumsal baskının, — bireyci olmak insanı toplumsal baskıdan kurtarmaz, toplumun eli her zaman bireyin yakasındadır,— ruh halinin ve entelektüel sıkışmışlığın mesajlarını veren psikolojik bir roman. Keyifli okumalar.
HandanHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20146,9bin okunma
Dünya kötü –kimse nasıl görmez bunu?– dünya kötü.
8/10
·160 syf.·
2026 10. kitabı
Anlatı yapısı alışılagelmişin dışında, sıçramalar yaptığımız bir eser olduğundan ekstra odak isteyen bir kitap. Adının çağrıştırdığı mutluluğun aksine bir vedayı anlatıyor. Aşk Hastalığı - Aşk ve Hastalığı " Eskilerin inançlarına göre, yaratılıştaki ilk eylem yerle göğün birbirlerinden ayrılmalarıymış, bu da güç olmuş; çünkü yerle gök birbirlerini arzu ediyor, ayrılmak istemiyorlarmış " (134) AIDS aynı zamanda ahlaki yargı geri kafalılığının mümkün olduğu bir damgalama sorunu olduğu için toplumsal göndermelere zaten hazır olmalısınız. Bu bariz mesajların aksine ben hayvan imgelerini kovaladım. e.g. kaplumbağa Abartı bir dil yok hiçbir şey bağırmaz; ne acı ne aşk. Sakin sakin zıtlıkları okursunuz yine de vurur sizi. " Yorulunca sessizliği ararız, ama sessizlikten de korkarız "
DüğüneJohn Berger · Metis Yayıncılık · 2017224 okunma
Aradığın güç içinde -he içinde içinde
5/10
·304 syf.·
2025 32. kitabı
İyi niyetli ama fazla iyi niyetli bir eser. Sevgili ana karakter seni oraya bizi temsil etmen için yerleştirmişler rica ederim beni düzgün temsil et. Hazır reçeteler veriliyor iyi hoş ama duygusal olarak şişirilmiş başarı sahnelerine hemen düşüyorsun. Düşme. Kurguya yedirilmiş yazara ait olmayan hikayelerin hemen hepsini okumuştum okumadığım hikayelere de ciddi ciddi instagram reels videolarında denk gelmişliğim var. Basit, edebi olarak güçlü değil. Başlangıçta hiç değilse kurgusuna yükselmişken 160-180'den sonra kurguya olan ilgimi de kaybettim ve elimde süründü. Finalini de beğenmedim. Kişisel gelişim kitabı olmasa finalde yapacağı bir ters köşeye tav olurdum. Daha doğrusu yaptığı ters köşede finale bağlama şeklini değiştirseydi tamamdı ama bu lanet olasıca bir kişisel gelişim kitabı. Benzer dönüşüm sahneleri sık sık yineleniyor; karakterin her zorluk anında başka bir bilgelik kırıntısı ile karşılaşması bir yerden sonra bayıyor. Önemli anlatımları için hikayelere ve klişelere fazla başvurması... boğuyor. Her olaya bir hikaye örneği veremez mi verebilir ama ben sıkıldım. Karakterleri daha derin işleyip referans hikayelerin doğrudan değil karakterlerin yaşanmışlıklarına uyarlanmasını isterdim. Kurtlar vadisi ömer baba gibi bir başlıyor anlatmaya aha yine başladı diyorum. Romanın başında vaat edilen içsel yolculuğun ağırlığı, sonunda bir tür masalsı hafifliğe teslim ediliyor. Biz de diyelim ki "Ey zavallı insanoğlu! Mutluluk diye bir şey yok! Kendimden biliyorum, öyle bir şey yok!" —Poyrazcım Karayel
Bugün Kalan Hayatımın İlk GünüMaud Ankaoua · Yan Pasaj Yayınları · 20238bin okunma