Kitap için çok fazla ayrım mevcut, iki üç farklı yönelim var, burada yorumlara baktığınızda da görebilirsiniz. bir grup kitabı anlamlandırmayı başarabilmiş ve bir gruba fazla uçuk bir dünya gibi gözükmüş bunların ikisi dışında bir grupta kitabı anlamlandırmayı başaramamış ve bu yüzden olay örgüsünün içine girememiş.
Ben kendimi ilk grupta görüyorum. Serisinin diğer kitaplarını da en azından üç kitabını okudum ve dört ile beşinci kitaplarını da e kitap olarak temin ettim, zira dört ve beşinci kitaplar 600-700+ sayfa kitaplar olduğu için okumasından ziyade taşıması sorun.
Kitaba gelecek olursak sayfalarca burada anlatım, özet veya yorum yapabilirim lakin kitap özetini benim yerime çok sayıda okur bu platformda yapmış bulunuyor. Özellikle kitap arkasındaki yazıyı buraya bir özet gibi yazanlarda yok değil.
Ana karakterin gelişimi için özellikle diğer kitapları okuyan birisi olarak başta tahammül edilemeyecek derecede hayal ürünü ve çok bambaşka sıradanlıkla işlenmiş gözüküyor. Hatta burada o başta zikrettiğim kitabı anlamlandıramama durumu yaşanıyor çünkü bir sıradanlık ve basitlik oluyor. seçilmiş kişinin dokunulmazlığı felsefesi. Türk sinemasının başrol ölemez, ölürse dizi/flim biter mantığını direkt görüyoruz. Yazarda çeşitli blog sayfalarında ilk kitabı için amatörce kavramını kullandığını biliyoruz. Bu yüzden kitabın ilk 100-150 sayfası biraz normalden fazla sabır isteyen bir süreç lakin ilk 200 sayfayı devirmeyi başarırsanız kitap sizi uykularınızdan edebilir, zira ben bir kaç kere işe geç kaldım çünkü :)
ikinci ana husus ise kitabın yazıldığı evrenin çok fazla geniş olması. Buna şu şekilde örnek vereyim, kitapta bir karakterin (ki spoiler olmasın diye isim vermeyeyim) bir yere gitmek için 37 gün yolculuk yaptığı ve bu yolculuğun 5-6 sayfada anlatıldığını okuyoruz.