"Suşinin tam olarak ilk ne zaman yapıldığı konusunda kesin bir bilgiye sahip olmasak da 200'lü yıllarda Çin'de tuz ve pişmiş pirincin içinde salamura yapılmış balığa "Saşi" dendiği ve suşinin kökeninin bu kelimeden geldiği tahmin edilmektedir. Bir teoriye göre de ilk Suşi, Güneydoğu Asya'da dağlarda yaşayan insanların proteini kaybolmasın diye eti mayalanmış pirincin içinde saklama yöntemi olarak ortaya çıkar... 700'lü yıllardan Japonya'da balığı veya eti saklamak için kullanılan salamura tekniği "Nare-Zushi" olarak adlandırılır. "Nare-Zushi" hava ile temas etmeden tuz ve pişmiş pirinç içinde mayalanarak saklanmış balığa denir."
["İngiltere'de çok popüler olan Balti yemeği, Hintlilerin restoran piyasasında yerlerini güçlendirme maksadıyla icat ettikleri bir şeydir. Balti Hindistan'da kova anlamında kullanılır (hatta bu kovanın tuvaletlerde kullanıldığını da söylenmiştir). 1990'larda yaratılan balti yemeği Hint yemeğine daha fazla "Hintlilik" ve "bilinmeyen" katmak için Hint işletmecilerince, belki biraz da dalga geçer gibi ortaya atılır. "Kova" yemekleri İngiliz restoran piyasasında Hint yemeğini... ... üst sınıflara taşımayı becerir."]
"Tuzlu Morina balığı Bask, İtalyan ve Fransız mutfaklarında da kendini gösterirken sadece Portekiz mutfağında milli kimlik, sahiplenme aidiyet ve bağlılık duyguları içerir. Bacalhau'nun (Tuzlu Morina ile yapılan geleneksel bir Portekiz yemeği) hikayesi sınıfsal olarak da anlam kazanmıştır. Geçmişte Buzdolabı gibi teknolojilere sahip olmayan işçi sınıfı (özelikle denizciler) için, Hele bir de taze balık pahalı ise, Bacalhau'nun alternatif, pratik ve ekonomik bir besin kaynağı olduğu aşikar."
"...Halk mimarileri için aynı şey geçerli değildir. Onlar daha zengin, daha laiktir. Fenike mimarisinde tüccarın, Yunan mimarisinde cumhuriyetçinin, Gotik mimaride burjuvanın ağırlığı hissedilir. "