sonrasında kapılar çarpıldı, gürültüler oldu, döşemeler gıcırdadı; sanki 32 numaralı daire cehennemin kerhanesiydi.
--
jack kerouac ve william s. burroughs
bir ülkenin kötü durumu yüzünden politikacıları suçlayamayız...
suçlu olan şairlerdir.
çünkü politikacıların bir ülkenin durumu hakkında bilinç edinebilecek kapasiteleri yoktur..
ama şairlerin vardır.
--
Artık evlerimiz bize dar geliyor, bunun
farkında değiliz. Yollar ve asfaltta gidilen yol artık bulantı veriyor. İşte belki de bu bulantı ile aydınlanıyoruz. Bıçağı bacağa
dayayıp batırıp batırmamak arasında kalmaktır bulantı. Kafayı duvarlara vurmaktır bulantı. Bulantı, Nietzschenin bıyıklarıdır. Jack Kerouacın Yoldasıdır. Buda'nın insanlardan tiksinip ormana kaçmasıdır. O kalbe giren ani bir sıkışmanın nedenidir. Yolunu şaşırmış insanların bulantısı da çok gariptir. Onlar gidilecek yol ararlar, onların bulantısı ailedir. Bulantının sonucudur kusmak ve delirmek, çoğu kez ölmek istemek.