Sinan Hocanın ilk kitabında vücudu ve biyolojik donanımı anlamaya çalışmıştık, bu sefer mevzu biraz daha derin. İlişkilere ışık tutulmuş. Kitabı bitirdiğimde hissettiğim ilk şey, bunca zaman kendimi ne boş yere kasmışım duygusu oldu. Hoca, akademik dili bir kenara bırakıp sanki karşılıklı çay içiyormuşuz gibi anlatıyor. Ama o çayı içerken bir yandan da beyninizin içindeki o karmaşık kabloları tek tek gösteriyor ve ayna tutuyor.
Kitap, "insanlarla, eşimle, dostumla neden anlaşamıyorum?" diye sorduğunuzda suçluyu dışarıda aratmak yerine, hocanın deyimi ile sizi kendi fabrika ayarlarınızla yüzleştiriyor.
Serotonin, oksitosin, dopamin, sempatik, parasempatik gibi kavramlar havada uçuşuyor ama bir biyoloji dersi gibi değil, ilişkilerin kimyası budur, ayağınızı denk alın! tadında...
Ayrıca dijital ve modern dünya uyarılara dolu... Dijitalleşmenin ve hızın bizi nasıl ayarsız bıraktığını anlatırken, samimiyetle uyarılarda bulunuyor.
Özetle kendinizi ve çevrenizdekileri daha iyi anlamak, "İnsan bu meçhul" demekten kurtulmak istiyor ve yardım istiyorsanız bu kitabı tavsiye ediyorum.