Kitabımın sonu nerdeeee
8/10
·592 syf.··
2026 29. kitabı
Kitabın son cümlesinin virgülle bitmeyeceğini varsyaarak ve sonraki on sayfa boşluğun defter niyetine koyulmadigini düşünerek sonumu rica ediyorum sjjdjcnd onun harici çok güzel kitaptı her sahneye düştüm karakter derinlikleri çok iyiydi ama çok uzatılmış -200 sayfa olsaydı 10/10
Yüksek UçuşLiz Tomforde · Ren Kitap · 2024762 okunma
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 20:40
Bir ilk kitap… Şaşırdım mı evet. Çünkü türü öyle alışılmış bir tür değil. Yani roman mı okuyorsun? Öyle zannetmeyin sonra çok şaşırırsınız. ince ince işlenmiş, ironilerle dolu, durduk yere bu neydi ne okudum ben dedirten bir kitap Dubara Dubara. Ben okurken sanki Murat Menteş kitaplarını okuyormuşum hissine kapıldım. İlk kitap böyle ise devamı nasıl olur kim bilir diye diye okudum. Farklı ne mi var, aslında yok. Kendini okuyorsun, seni beni yan komşunu, sınıf arkadaşını, köydeki komşunu, ilk defa şehire adım attığın kankanla maceralarını okuyorsun. Edebi yönü güçlü muhteşem şu hu değil demek istediğim. İnsan okuduğu kitapta kendinden, hayatından, doğal yaşantısından bolca kareler yakalayınca daha bir keyifle okuyor. Yani bizden biri konul oluyor evimize daha ne olsun. Sayın Rukiye Hanımcığım bu ne farklı ne güzel ne keyifli bir kitaptı böyle. Ben biraz beklettim ama çok keyif alarak çok zamanında bir dönemimde okumuş oldum. İyi geldi yani bana. Biraz cümlelerle kavga ettiğim oldu, azıcık karakterlere de kızdım tabi ama olsun kavga iyidir canlılık verdi yani. Bazı kitaplar için çok çok beğendiğin halde, okuyun diye tavsiye ettiğin halde ne anlatıyor dediğinde öylece kalırsın yahu al oku işte bak ne demek istediğimi anlayacaksın dediğim bir kitap oldu. Akıcı bir anlatımı var bu arada yorulmadan okuyacaksınız. İnce bir mizah hafif dertli bir hikaye yok yok baya baya dertli bir hikaye :) Kitaptan kısaca bahsedeyim: Dipsiz deniz ve can dostu Salih… yetimhane arkadaşı onlar o yüzden ben arkadaş yerine kardeş ve aile tabirlerini kullanıcam. Ailen yoksa da n yakınındaki ailen olur senin. Bu ikili çok yakın oldukları için üniversiteyi aynı yerde okumayı kararlaştırıp yola çıkıyorlar. Ev ararlarken başlarına da gelmeyen kalmıyor tabi. Camiler, hastanelerin acilleri onlara ev
Dubara DubaraRukiye T. Ersoy · Maruzat Yayınları · 202547 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
6/10
·312 syf.··
2026 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 02:28
Kitap beni boğdu boğdu, duvara attı. Boğdu boğdu, duvara attı. Çığlıklar, yardım çığlıkları... Çok yorucu bir kitap ve çok salak bir baş karaktere sahip. Biz korku filmi izlesek wc ye zor gideriz ama bu baş karakter evime biri not bırakmış neyse ben kahve içeyim, camdan biri bakıyor neyse ben kitap yazayım edasında. Pardon ? Sürekli tekrara düşen bir anlatımı vardı. Sonunda şaşırtması bir kitabın iyi olduğunu göstermiyor ne yazık ki. Bir kere kitabın anlatıcısı 1 tane değil neden? Kitabı mezarın içindeki de yazıyor dışındaki de ne alaka? İki anlatıcısı olacak ise birinin anlatımını bu kitaba en uygun olarak baş karakterin yazdığı kitap olarak kullanıp, ikinci anlatımı onun ardından editör ve malum 2. Anlatıcının eklemeleri gibisinden yazılabilirmiş. Veya katmayıver 2. Karakterin anlatımını, baş karakter onunla yüzleşmesini kendi ağzından anlatıyor zaten. Bir de yeni gerilim ters köşe kitaplarında bu yeni moda oldu suçlunun anlatıcı olması. Olabilir ama anlatıcı karım nerdeeee diye bize neden ağlıyor madem kendi yaptı? Sakın yalan söyleme, sessiz hasta kitaplarında da aynı şey vardı. Bakın şimdi size bir kitap yazıcam aslında suçlu kitabın anlatıcısı olan baş karakter waowwwww alkışlar
Güzel ÇirkinAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20251,836 okunma
Bana beni geri ver
2/10
·512 syf.··
2025 90. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2025 23:19
Bu kitap elimde sürünmüş gibi görünüyor, değil mi? Ama işin aslı tam tersi dostlarım. Bu kitap beni boğdu boğdu duvara attı boğdu boğdu duvara attı çığlıklar yardım çığlıkları! İnceleme falan yazmayacağım, içimi dökeceğim. Spoiler da olacak. Öncelikle hepimizin bir noktada anlaştığı konudan başlayalım. Kurgusal erkek karakterler, özellikle ana erkek karakterler hani bir deneysellik söz konusu değilse âşık olalım diye yazılır. Hani böyle bir içimiz gitsin, okuyasımız gelsin falan diye. Hıh işte Efken Karaduman bunun için yazılmamış. Sorulmuş ki bu karakter yazılırken daha ne söyleyebilir de okur nefret edebilir ve sonuç Efken Karaduman. Bakın dikkat ederseniz bu arada "ne söyleyebilir" dedim çünkü adam bir şey yapmıyor, sadece bakıyor, iki adım atıyor ve duruyor. Bu. Bitti bu kadar. Efken belki çok iş yaptı çok koştu çok hareket etti ama bizim algıda seçici baş kadın karakterimiz Mahinev, onun uçurum gözlerini, kasıklarına inan damarların dalgalanmasını tasvir etmekten, yaptığı harekete sıra gelmedi. İyi ki de gelmedi. Allah esirgedi, çünkü attığı iki adımı anlatması bile üç sayfa sürdü. Yani bir sayfada adam ayağını kaldırıyor iki sayfa geçti aa Efken ayağını yere koydu. Aradaki iki sayfa sırf betimleme. Yok koyu renk gür saçlarım küçük omuzlarımın üzerinden cehennemin lav ateşlerinin günahkarların kemiklerini altına alışı gibi döküldü, yok uçurum gözleri benim iri kızıl başka kimsede olmayan kızıl renkli pardon babamda ve erkek kardeşlerimden birinde daha olan kızıl gözlerimin... Ne unuttum başını unuttum. Yok artık mı diyecekseniz kitabı okuyun :) Bakın betimleme iyidir, güzeldir, hoştur, yeni bir evren yeni bir dünya hani işe yarar. Ya da basit cümleleri kıralım, tempoyu artıralım ya da düşürelim diye uzun, betimlemesi bol cümleler kurulur ama bu kadarına gerek
1000Kitap
İçi̇nde Bi̇r Sen - 1Binnur Şafak Nigiz · Dokuz Yayınları · 20203,960 okunma
9/10
·560 syf.··
2025 18. kitabı
Bu öyle bir son ki… 3. Kitap alıntısına tutunamasam delirir kafayı yerdim. O derece dehşetül vahşet bir son yazmış Gizem. Alacağı da olsun, aşkta olsun diyeceğim ama bir kitap boyunca çiftimi yanyana yazmış olması sözlerimi süzgeçten geriye teptiriyor. Size şaka gibi gelecek belki de ama biz neredeyse 548 sayfa boyunca hep yanyanaydık Hemde öyle böyle değil, her anlamda Canım çiftim. Bayıldım güzelliklerine Hele hele Boris… Ahhh be Boris… Bana da bir adet Boris lazım ama nerdeee bende Gün Aksa şansı nerdeeee Bu kitaptaki Boris’e resmen aşık oldum. Hislerim öyle böyle değil, full focus kilitlendim Boris’e. O Gün’üne ben ona vurgun. O Aksa’sına, ben yine ona vurgun Şimdi kısaca konusuna değinmek istiyorum. 1. Kitabın sonunda Gün kaçırılıyordu ve onu kaçıran kişinin Boris olduğunu görüyorduk. (Sakin olun, Boris bu hikayenin kötü adamı olacaksa bile yapacağı kötülüklerin hiçbirini Gün’e yapmaz) Onu kaçıran kişinin Boris olması en başında güven dağımızı yıkmış olsa bile, sonrasında durgunlaşıyoruz. Aksa’nın dediği gibi, o değilde bir yabancı biri beni kaçırmış olsaydı ona bu derece kızgın tepkilerimi yansıtamazdım. O olması rahatlatıcıydı. Hem Gün için hemde biz okuyucular için. Bazen bizi bile kandırmaya kalktı mı? Pekala kalktı. Bazı repliklerine kafa göz dalmak istedim, yetmedi kitabın içine ışınlanıp Boris’e söylediklerini yerdirmek istedim. Öyle sinir bozucuydu ama sonrasında yaptıklarıyla sözlerinin tezatlığı bizlere çok şeyi düşündürdü. En çokta Gün’e kıyamıyor oluşuydu bence bizi etkileyen. Gün ona ne söylerse söylesin (ki Gün de kendi çerçevesinde yaptıkları ve söyledikleri için haklıydı) yemek yemesini sağlıyor, ilacını içmeye zorluyordu. Zaten Gün’ü kaçırma sebebi eriyip bitmek için yeterli bir sebepken bir de üstüne ondan hoşlandığını bu derece açık
Sıfır Noktası 2: Buz KapanıGizem Yiğit · Guardian Yayınları · 2025309 okunma
2/10
·432 syf.··
2025 38. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2025 22:18
Bu seriyi ne kadar sevdiğimi çok defa söylemişimdir.Ama son iki kitap gibi bu da beni hayal kırıklığına uğrattı.Kitabı parçalamadan bitirdiğim için kendimi tebrik ediyorum.Bol Spoiler içeren bir yorum olacak çünkü karakterlere sinirim ancak bu şekilde geçer . Demircinin oğlu Thom ile Douglas lordunun kızı Elizabeth’in zengin kız fakir oğlan hikayesi.Thom çocukluğundan beri Elizabeth’e aşık.18 yaşına gelince bunu söylüyor.Ama Elizabeth onu arkadaşı olarak gördüğünü söylüyor.Aralarındaki uçurumu net bir şekilde gören Thom,şövalyelik için Bruce’in ekibine yaklaşıyor.Tırmanma konusunda becerileri sebebiyle dikkatleri daha da üzerine çekiyor.Thom’un Elizabeth için mücadelesini okuyoruz. Konuyu yazarken bile delirdim.Ben bu kadar saçma karakter okumamıştım.Elizabeth’ten başlamak istiyorum.Bir insan bu kadar paragöz olamaz ya.Sırf babası öldüğünde(o da çok kısa bir dönem)sefil bir hayat yaşadığı için tek amacı zengin bir adamla evlenip rahat içinde yaşamak.Ama gelin görün her fırsatta Thom’u arkadaş olarak gördüğünü söyleyen Elizabeth,Thom’la her yakınlaşmalarında kendinden geçiyor.Thom’un gözünün önünde nişanlanacağı adamla gülüp eğlenirken,Thom’un yanında bir kadın görünce deliriyor.Sırf Thom beş parasız diye onu küçük görüyor.Ama lafa gelince güya onu çok seviyor.Adam onun için hayatını tehlikeye atıp şövalye olup bir toprak sahibi olmak için kale duvarlarına tırmandı.Elizabeth asla geri adım atmadı Bruce’in yeğeniyle nişanlandı.Ama Thom ona ne zaman yaklaşsa kendini ona bırakmayı da bildi.Yani zengin nişanlısı cebini,Thom yatağını doldursa çok mutlu olacaktı bizimki.Thom desen tam dayaklık.Bir insanda az gurur olur ya.Kız ona kaç kez sende para yok bana istediğim hayatı sağlayamazsın dese de Thom yine ona aşkını ilan etti.Bekledim ya sonuna kadar dedim kızı
KayaMonica McCarty · Nemesis Kitap · 202526 okunma