Bu kitap elimde sürünmüş gibi görünüyor, değil mi? Ama işin aslı tam tersi dostlarım. Bu kitap beni boğdu boğdu duvara attı boğdu boğdu duvara attı çığlıklar yardım çığlıkları!
İnceleme falan yazmayacağım, içimi dökeceğim. Spoiler da olacak.
Öncelikle hepimizin bir noktada anlaştığı konudan başlayalım. Kurgusal erkek karakterler, özellikle ana erkek karakterler hani bir deneysellik söz konusu değilse âşık olalım diye yazılır. Hani böyle bir içimiz gitsin, okuyasımız gelsin falan diye. Hıh işte Efken Karaduman bunun için yazılmamış. Sorulmuş ki bu karakter yazılırken daha ne söyleyebilir de okur nefret edebilir ve sonuç Efken Karaduman. Bakın dikkat ederseniz bu arada "ne söyleyebilir" dedim çünkü adam bir şey yapmıyor, sadece bakıyor, iki adım atıyor ve duruyor. Bu. Bitti bu kadar. Efken belki çok iş yaptı çok koştu çok hareket etti ama bizim algıda seçici baş kadın karakterimiz Mahinev, onun uçurum gözlerini, kasıklarına inan damarların dalgalanmasını tasvir etmekten, yaptığı harekete sıra gelmedi. İyi ki de gelmedi. Allah esirgedi, çünkü attığı iki adımı anlatması bile üç sayfa sürdü. Yani bir sayfada adam ayağını kaldırıyor iki sayfa geçti aa Efken ayağını yere koydu. Aradaki iki sayfa sırf betimleme. Yok koyu renk gür saçlarım küçük omuzlarımın üzerinden cehennemin lav ateşlerinin günahkarların kemiklerini altına alışı gibi döküldü, yok uçurum gözleri benim iri kızıl başka kimsede olmayan kızıl renkli pardon babamda ve erkek kardeşlerimden birinde daha olan kızıl gözlerimin... Ne unuttum başını unuttum. Yok artık mı diyecekseniz kitabı okuyun :)
Bakın betimleme iyidir, güzeldir, hoştur, yeni bir evren yeni bir dünya hani işe yarar. Ya da basit cümleleri kıralım, tempoyu artıralım ya da düşürelim diye uzun, betimlemesi bol cümleler kurulur ama bu kadarına gerek