İlk tanıştıklarında Elizabeth altı, Thom ise, neredeyse dokuz yaşındaydı. Annesinin ölümünden dolayı üzgün olan Thom’u teselli etmek için sohbete gelen bir prensesti sanki Elizabeth. Thom, kale demircisinin oğlu, Elizabeth’se kale lordunun sevgili kızıydı. Cocukluklarında birbirleriyle vakit geçirmelerine engel olmuyordu bu durum. Çünkü hep birlikte oynuyorlar, sohbet ediyorlardı. Ta ki, Elizabeth’in abisi Jamie, Thom’un kız kardeşine arkadaşlıktan daha farklı hisler beslediğini fark edene dek. Bu andan itibaren de, kanlı bıçaklı iki düşmana dönüştüler. Yıllar geçtikçe Robert Bruce’u destekleyen Douglas ailesi pek çok badire atlattı. Ayrı düştükleri zamanlar olsa da, arkadaşlıkları hep devam etti. Thom’un aşkı da, bu yıllarla birlikte güçlendi. Elizabeth’in abisi Jamie, kazandığı başarılarla adını duyurdu ve nam-ı değer ‘Kara Doglas’ oldu. Üstelik de çocukluk arkadaşları Joanne ile evlendi. Aradan on beş yıl geçtiğinde, Thom 23, Elizabeth 19 yaşına geldiğinde, Elizabeth’e aşkını itiraf eden Thom, ne yazık ki Elizabeth’in kendisini sadece arkadaş olarak gördüğünü, aralarındaki mevki farkının da bu ilişki için bir engel teşkil ettiği cevabını aldı. Doğal olarak yıkılan Thom, şövalye olmak için babasının yanından ayrılıp Carrick Kontu’nun yanına gitti. Kaderin cilvesi mıdır bilinmez, bir kaç yıl geçtikten sonra yolları tekrar kesişti. Geçen bu yıllar, Thom’u da Elizabeth’i de de değiştirmişti. Aralarındaki en istikrarlı kişi, Thom’a olan nefretinin dozu hiç azalmamış olan ağabey James Douglas’tı. Bu karşılaşma ikisi için de bir dönüm noktası oldu. Aralarına giren engeller epey zorluydu. Jamie’nin eşi Joanne gibi destekçileri de vardı Allah’tan. Tüm bunların sonucunda, Thom, ne kadar uğraşırsa uğraşsın Elizabeth’i unutamadığını, Elizabeth’se arkadaşça sandığı duyguların