Kalın gövdeli sazlar bir nehri kıyısındaki çamurlu hattan nasıl ayırıyorsa duyguları, duyuları ve anıları da bir insanı diğerlerinden öyle ayırıyor ve farklı kılıyordu. Etrafımızı çevreleyen dağların zirveleri gibi birbirimizden vadilerle ayrılıyorduk, ya göremeyeceğimiz kadar yüksekte ya uzanamayacak kadar alçakta oluyorduk birbirimizden.
İnsan olmak, diyordu adam ne kadar onurlu bir şeydir. İnsan kendi savaşını taşır hep içinde. Kendi adaletini kendisi yerine getirirken de kazanan ya da kaybeden yine kendisidir.