Seninle paylaşmak uykularda en büyük günahları
Seninle uyanmak nice çılgın gecelerden sonra
Alır götürür beni kokun uzaklara en uzaklara
Ağzın dudaklarımda ıslak bir güldür sabahları
Tenin çekiyor beni tenin tutmuş saçlarımdan
Afrikalı kölenim senin, esirinim, mecburunum
Gözlerin değmese gözlerime kahrolurum
Ölürüm çekersen ellerini avuçlarımdan
Dönsün başım tutuşsun damarlarımda kanım
Gel otur yanıbaşıma erişilmez kadınım
Yum iri gözlerini, devir kirpiklerini
Ser önüme bir hazine gibi güzelliklerini
Sana en muhtaç olduğum şu anda gel
Yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel.
Yine akşam oluyor
Umrumda bile değil
Ne batan güneş
Ne solan deniz
Alnımda koyulaşan bir ağırlık
Yüreğimde sinsi bir keder
Gözlerim takılı pencerelere
Oturmuş yoksul evimizde
Seni bekliyorum yine
Hayatının başlarında olan bir köpeğin hayata sevgiyle başladığını görüyoruz.
Lakin ilkel yaşam şartlarında iyimserliğin,sevginin,hoşgörünün işe yaramadığını bunların ilkel yaşamda aciz ve korkaklıktan ibaret kılındığını saptamış bulunmaktayım.
Hayatın gerek ilkel gerekse modern yaşam kesitlerinde her daim bizlerin ihtiyacı bulunan tek şeyin mücadele olduğunu kitapta da yazar, güzel bir biçimde anlatıvermiş.
Ne kadar kitaptaki mücadeleyi veren özne bir kurt (köpek) olsa da
Aslında o kurdun bizleri yansıttığına inanmak pek güç olmasa gerek.
Yazar hayatını geçindirmek için büyük zorluklarla karşılaşmış bunu da kitabında göstermiş bulunmaktadır.
Okumanızı tavsiye ederim.
€
Vahşetin ÇağrısıJack London · Oda Yayınları · 201843,2bin okunma
Orta yol diye bir şeyin olmadığını çok iyi biliyordu.Ya efendi olacaktı ya da yönetilecekti.Merhamet göstermek ise zayıflıktı.İlkel yaşamda acıma diye bir şey yoktu.