"Bu gerçek olamaz." dediğimi hatırlıyorum, öyle büyük bir coșkuyla seviyordum onu, sarhoştum.Sonra zaman geçti, yavaş yavaş azaldı o hisler. Gündelik telaşlar sıradanlaștırdı bizi.Başımıza hayat geldi. Öyle diyorlar ya şimdi.Life happened.
Gelememeyi sen anlat,
Gidememeyi ben anlatayım.
Gözüm değil gönlüm kaldı,
Beklemek değil özlemek yordu.
Hani derler ya;
Aşk arafta bir yoldu,
Giden gitti dönen yoktu.
Ve ekler Nazım Hikmet
mektubun sonuna
Herkese selam, sana hasret..
Nazım Hikmet
İçimi yokladım.Garip şekilde bu defa utanç değildi hissettiğim..Onunla konuşmak beni korkutmuyordu, onu tanımak, yetmezmiş gibi kendimi de ona anlatmak istiyordum.