Kurtuluş Savaşımızı kazanıp işgale mâni olamadığımız takdirde, resmî binalarımızın gönderlerinde İstanbul’da İngiliz, Ege’de Yunan, Güneydoğu illerinde Fransız, Akdeniz sahillerindeyse İtalyan bayraklarının dalgalanmasına kahrolmaya tüylerimi ürpertmişti. Sessizce dua etmiştim Rabbime çırpınışlarımızı hayra vesile etmesi, ölümü göze alarak giriştiğimiz mücadeleyi tez vakitte başarıya ulaştırması için.
Dualarımızı zaten hiç eksik etmemiştik tam yirmi iki gün, yirmi iki gece süren Sakarya Savaşı boyunca. Fevzi Çakmak Paşa, askerin moralini yüksek tutmak için, çadırları tek tek dolaşarak bizzat Kuran okumuştu. Hatta hiç unutmam, savaşın en çetin günlerinden birinde akşam saatleriydi, İsmet’le harita üzerinde bir sonraki baskınımızın ayrıntılarını çalışıyorduk. Muzaffere Fevzi Paşayı bulup yanımıza getirmesini söyledim, gitti ve tek başına döndü.
“Paşa, çadırında yüksek sesle Kuran okuyordu, yanına girmeye çekindim,” dedi.