Nesarf

Sanki bütün dünyayı tek başımıza ikimiz temizleyecektik. Uykusuzluktan bunalan, dumanın yarı boğduğu, yaş içinde bıraktığı gözlerimizde yaptığımız şeylerin alevleri yavaş yavaş kan rengini almaya başlamıştı. Ve biz durmadan mazi dediğimiz o acayip şeyi yakıyorduk! Fakat yakmak da bir şeye yaramıyordu. Yaptığımız her şey zihnimize acayip bir şekilde takılıyor, isimler birbirini çağırıyor, hayatlar ayrılıyor,hatıralar birbirine ekleniyordu. Boşluk ağzını açmış, biraz evvel aldığını sanki birkaç misliyle üzerimize kusuyordu.
Sayfa 284·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Niçin, gün dediğimiz şey, bazen tahammül edemeyeceğimiz kadar uzun? Şüphesiz bunun sebeplerini etrafımızda geçen şeylerden ziyade kendi içimizde aramamız icap eder. Bununla beraber, bazen de bizde hususi bir çehresi olmayan saf hâlinde vak’a ile karşılaştığımız olur. Burada artık şu veya bu şekilde duyuşumuz, o günkü uyanık tarzımızla, gece gördüğümüz rüya ile, insanları ve hayatı alış tarzımızdaki hususiyetle alâkalı değildir.
Sayfa 275·Kitabı okudu
Her şey mümkündür. Her şey olur. Fakat bir kere etrafımdaki bu gözlerden, ölü, diri, etrafımı saran bu milyonlarca gözden kurtulsam, onların ağından bir kere sıyrılsam...
Sayfa 274·Kitabı okudu
O zaman dağların, denizlerin, otsuz ovaların ve yanık köylerin aşacağım. Aşılması onlardan daha güç, daha imkânsız benlik davalarının üstünden geçeceğim.
Sayfa 274·Kitabı okudu
Fakat şimdi yolumu yine o kesiyor. Yine bana dargın. Yoksa kendisine böyle gecikmeme mi kızıyor?
Sayfa 274·Kitabı okudu