Ruhun varlık üzerindeki ağırlığını ilk defa ayırt edebildik. Her şey durunca ortalığı kaplayan kör sessizliğin ortasında, içimizdeki bütün sesleri duymaya başladık. İnsanın kanı damarlarında dolaşırken bir ses çıkarıyormuş, duyduk. Gözlerimizi her kırptığımızda bir ses çıkıyormuş, duyduk.
Estetik operasyonlar görünür bir kusuru düzeltmekten çoktan çıkmış, takıntılı bir değişim arzusuna dönüşmüştü. Tahammül edemedikleri asıl büyük kusur kendi ruhlarındaydı ama onlar kusuru bedenlerinde arıyorlardı.